İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri : Tenkit


İsmail Gaspıralı *

[10-] EBÜZZİYA TEVFİK BEY

[İlâve-i Tercüman, 27 Şevval 1313 / 31 Mart 1896, No: 13 ]

Zamanımızda Osmanlı muharrirleri ve naşirleri arasında şöhret almışların biri Ebüzziya Tevfik Bey�dir. Muharrirlikte ve naşirlikte kendine mahsus bir mevki sahibidir. Edebiyyat-ı Cedide�nin terakkisine ve maarifin umum arasında intişarına hizmet eden Şinasi, Ziya Paşa, Ahmet Vefik Efendi, Kemal Bey, Ahmet Midhat vesairler gibi “fırka-i münevvere” efradından bulunan Tevfik Bey, Türkleşmiş Arap hanedanına mensuptur. Tertip ve neşrettiği mecmualar; yazdığı risale ve salnameler münderecesi nazarından hep ehemmiyyetli ve istifadeli şeylerdir. Edebiyyat-ı Osmaniyye�de bulunan güzel ve parlak sahifeleri adî göz ile seçilmeyen bahisleri umuma göstermek umumu bunlara aşina etmek meslek-i edebiyyesi dahilindedir. “Kütüphane-i Ebüzziya”, “Numune-i Edebiyyat-ı Osmanî” mecmuaları bu yolda tertip edilmiştir ki Edebiyat-ı Cedide dershanesi ve tarihçesidirler.

Tevfik Bey�in lisanına ve tarz-ı ifadesine gelince güzeldir, fakat lâzım derece sade değildir. Ahmet Mithat Efendi�nin ve Şemsettin Sami Bey�in lisanı daha ziyade “Türkçe”dir; binaenaleyh daha ziyade kavmî ve umumîdir.

Tevfik Bey Efendi�nin başlıca bir eseri “Lugat-i Ebüzziya”dır ki Türkçe�de kullanılan elfaz ve ıstılahattan yirmi-yirmi beş bin kelimenin beyanından ve tarifinden ibarettir. Müfîd kitaplardandır ki tahsil-i lisan için büyük bir medardır.

Naşirliği kesbe medar bir sınâat değildir; nefaset-i tıbâate[i] ve güzel kitapları hakikat güzel bir surette çıkarmaya fedakârî ve fahrî bir hizmettir ki bu yüzden dahi şayan-ı teşekkürdür.

Ebüzziya matbaasından çıkan eserler Avrupa�nın en mu’teber matbaalarının meyvesiyle bir derecededir. Güzel basılmış kitap heveslisi olan kütüphanesini asar-ı Ebüzziya ile tezeyyün eder. Yazdığı hep istifadeli, tab ettiği hep güzel şeylerdir.

[11-] MUAHEZE

[ İlâve-i Tercüman, 8 Safer 1314 / 7 İyul 1896, No: 26 ]

Bir helvacı yaptığı helvasını, bir bozacı sattığı bozasını ve küfeci yüklenmiş bamyasını bağırıp çağırıp methederse bir dereceye kadar afvolunur. Çünkü evvelen malına dikkat celbetmeye gayrı çaresi yoktur ve bir de helvacı ve ya ki bozacı muallim�i edeb değildir. Lâkin bir edip, şair, romancı ya ki gazeteci kendi yazdığını helvacıya imtisalen bağırıp çağırıp kendi medh ve sena ederse gayet çirkin bir şey olmaz mı?

Şüphe yok ki pek büyük bir edebsizliktir. Ne kadar zahir bir edebsizliktir ki eslaf bizler gibi terbiyeli bizler gibi malumatlı ve bizler gibi Avrupalı olmadığı hâlde bile bunun farkında olup hiç biri kendi yazdığını kendi methedip kendi kalemine kendi dellal olmamıştır. Halbuki “iş bu zaman terakkî ve medeniyyette” İstanbul gazetelerinde bazan böyle ilânlar ve idareden ihtarlar görüyoruz ki okudukta kızarıyoruz!

Gerçi gazeteciliğin bir ciheti edebiyyat ise de diğer ciheti nâçare ticarete bağlı olduğu malumdur. Fakat gazete ticaret için te’sis edilmediği ve para kazanmak “meslek” dairesinden hariç olduğu sırada müşteri cem’etmek ve perakende satışı ilerletmek için  haysiyet�i kalemiyyeden ayrılmak hiç caiz görülemez. Kâr etsin zarar etsin muharrir ve edip helvacı ve bozacı rengine giremez.

Yağmurlu havalarda çürüklükte[ii] peyda olan mantar gibi zuhur eden reklam, şantaj, dellal, ….venk gazeteleri Avrupa’da çoktur. Lâkin bunların edeb ve edebiyyatta alıp verecekleri olmadığından Şark’a emsal olamaya-cakları ma’lumdur. Dersaadet gazeteleri edebî ve fennî varakalardır ki her biri birer ayine�i edeb olmaya gayret ettikleri aşkârdır. Bu hâlde bazı “ihtar”lar kaçırıyorlar ki hiç şan ve şereflerine yakışmıyor. Mesela “Sabah” gazetesinin Muharrem 1’de neşredilmiş nüshasında bu gibi ihtarlardan birini gördük. İdareden haber veriyorlar ki “yarından itibaren “Güller, Dikenler” namıyla millî bir romanın dercine ibtidar edilecektir. “Güller, Dikenler” gazetemiz muharrirlerinden Abdullah Zühdî Bey tarafından kaleme alınmıştır. Esasını en sengîn dilleri müteessir edecek müthiş, feci, esrarengiz bir cinayet en hissiz gönüllere bile rikkat verecek saf, tabiî, lâhûtî bir muhabbet teşkil eden bu roman âdat�ı milliyyemize  muvafık bir surette yazılmış olduğundan gayet meraklı ve şayan�ı mütlaâdır.”

Mezkûr roman âdat�ı milliyeye muvafık surette yazılmış olsa olur, fakat böylece göze sürülüp reklam edilmesi âdât�ı milliyyeden değil; Beyoğlu bid’atındandır. Belki “Güller, Dikenler” hakikaten “en hissiz gönüllere bile rikkat verecek”tir. Fakat burasını tasdik ve beyan edecek naşir ve muharrir değildir, okuyacak adamlardır. Buna razı olmayan mutlak helvacıdır: Buyurun efendiler, halis kamış şekerindendir, yüz dirhemi kırk para!

Sütunların aşağısında dercedilecek bir roman görülmezden evvel methedilir de sütunların yukarısında dercedilen mevaddın kabahati nedir ki beyan ve methedilmiyor.

“Dercedeceğimiz telgramlar en son sistem makinalardan alınıyor; havadislerimiz en doğru havadislerdendir; eski havadis hiç dercedilmeyecektir; güzel ve tesirli lisanımızı dilsizler bile anlayacaktır” yolunda ihtarlar yazmalı. Misali “Sabah” gazetesinden aldık; lâkin sözümüz yalnız bu refikimize değildir. Öğle, ikindi ve akşam gazeteleri de reklam ile methiyyeye uşayan[iii] “ihtar”lara hiç yer vermez iseler pek büyük bir hizmet etmiş olurlar.
İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri


[i] Metinde  “tebabete”  şeklindedir.

[ii] çürüklükte (?): rutubetli yerde (?)

[iii] uşamak: benzemek, uşayan: benzeyen


* Derleyen: Prof. Dr.  Yavuz AKPINAR , Yayınlandığı Yer: Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, IX, İzmir, 1998 s. 87-115 (Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yayınları)

İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri : Tenkit


İsmail Gaspıralı *

[9-] TENKİT

Ekrem Beyefendinin “Sâime”si

[ İlâve-i Tercüman, 25 Şaban 1313 / 28 Yanvar 1896, Sayı: 4 ]

Türkçe çıkan gazetelerin en ilerisinde bulunan “İkdâm” gazetesinin  516’ıncı numarasından itibaren ilerisinde Recaizade Ekrem Beyefendi�nin “Sâime” nam, millî hikâyesi dercolunuyor. Bu güzel hikâyenin ancak sekiz nüshada tab edilmiş kısmını okuyabildik. Şöyle ki aşağıda diyeceklerimiz yalnız hikâyenin ibtidasına mahsustur.

“Güzel hikâye” dedik. Böyle demeye hakkımız vardır, çünkü “Sâime” bulvar kızının ya ki Kafe Şantan [Café Chantant] bülbülünün hikâyesi değil, millî bir hikâyedir. Lisanı sadedir ve sadeliği ile beraber yaraşıklı ve lezzetlidir. Ümit-vârız ki bu hikâyeyi okuyanlar lisanı ve tasavvuratı cihetlerinden lezzet alıp memnun olurlar. Hikâyeyi görmeyenlere görmek ve okumak tavsiye ederiz.

“Sâime” maişet�i Osmaniyyenin ve daha doğrusu İstanbul maişetinin bir iki noktasını resm ve nakşediyor. Hikâyenin hulâsası budur:

Saraç ustalarının zenginlerinden İsmail Ağa�nın Saadet isimli bir kızı varmış. Ağa, okur yazardan değilse de maarife râgıp adam olduğundan Saadet’i bir miktar okutup, okur yazardan (ketebeden) birine vermek fikrinde bulunur, binaenaleyh esnaftan kızı isteyenler geri çevirilürler.

İsmail Ağa’nın ikamet ettiği mahallede gümrük kolcularından Fey-zullah Ağa’nın oğlu Sadık Efendi bulunuyor. Bu Efendi rüştiyede ikmâl�i tahsil ederek gümrük hizmetine girmiş ve yavaş yavaş ilerleyip ayda bin kuruş alır kâtiplerin biri olarak babasından kalmış hanede validesi ile birlikte geçinir. Çiçek meraklısı, kitap ve mütalaa heveslisi olarak Sadık Efendi, evlenmek fikrinden uzak bir adammış; gelecek kadın, validesi ile uyuşamaz korkusunu çekiyormuş, fakat günlerden bir gün komşusu İsmail Ağa, Sadık Efendi�nin hanesine gelip Saadet’i buna vermek fikrinde olduğunu söylemesi üzerine Sadık Efendi evlenmek fikrine düşer ve validesi Saadet Hanım’ı evvelce görmüş, bilmiş olduğundan bu iş fi’l�hâl olur biter. Sadık ve Saadet pek muhabbet ve mesut geçinirler. Koca kadından, valide gelinden ziyadesiyle razı ve memnun olur. Cenab�ı Hak bunlara bir kız çocuğu ihsan eder. İsmini Fatma Saime tesmiye ederler. Bu sabiyenin dünyaya gelmesi aileye bir kat daha mesudiyyet ve ferah verip, Sadık Efendi bahtiyarane ömreder. Böylece bir kaç seneler geçiyor. Saime altı yedi yaşına geliyor. Senelerce devam eden rahat ve saadet-i insan bir dakikada berbat olduğu daim görülmekte olan vak’alardan olduğu gibi Sadık Efendi’nin dahi açık ve parlak günleri birdenbire kapkara oluyor. Saadet Hanım merdivenden düşüp başını fena surette yaralayıp vefat eder. Sadık Efendi yangılı ve Saime yetim kalır. Merhumeye olan muhabbetinden ve yetim kalmış kızcağızın hâlini düşünmekten biçare Sadık Efendi varacak yer bulamaz. Bu ağır vakadan biraz sonra aileyi tutan valide  Hanım dahi vefat eder. Sadık Efendi�nin hâli daha ziyade fenalaşıp, hanenin idaresi aşçı bir zenciye eline kalır. Sadık Efendi kapıda, aşçı kadın aşhanede bulundukları esnada biçare Saime bütün bütün yalnız kalıp valideciğinin hasretinden ve yalnızlık sıkıntısından fena hâllere gelir; şefkatli, muhabbetli pederi Saime’ye refik olmak üzere genç bir cariye alırdı ama buna hâli vakti müsait değil; evlenip bir kadın alırdı ama Saime’yi üvey ana eline vermek istemiyor ve merhume Saadet Hanım gibi birinin bulunmayacağını fikrederek aile içine ecnebi kirgizmek[i] istemiyor. Ancak yalnızlık da bir taraftan hâlleri müşkil ettiğinden ne yapacağını bilemeyip kalıyor… Böyle biraz vakit geçiyor; komşu kulum[ii] evlenmek tavsiye ediyorlar; bir de hanım buluyorlar.

(Hikâyeden aynen) “Teehhül!.. Ne münasebet?.. Bana bu yaştan sonra tekrar evlenmek?.. Olacak işlerden değil… Hâlâ çekmekte olduğum bu mihnetler… Bu ıstıraplar bütün evlenmek yüzünden değil mi?.. Ah mücerredlik benim neme elvermiyordu?… Bir vakit çiçeklerimle… kitaplarımla ne kadar mesuttum. Çiçeklerimin biri solarsa diğeri açar… Biri kurursa diğeri yetişirdi. Kitaplarımın birisi canımı sıkmağa başlarsa diğeri gönlümü eğlendirir… Birisi bıkkınlık getirirse diğeri hevesimi arttırırdı!.. Bî-minnet olan bu mesudiyyete kani olmadım da evlendim. Gerçi o da fena bir âlem değildi. Fakat o âlem saadetin devam etmemek ihtimalini ben düşünmeliydim! Ah o facia ne müthiş şeydi!.. Bir daha evlenmek öyle mi?.. Uzak uzak!..

“Saadet seni unutmadım… Ben o kadar vefasız mıyım?.. Lâkin ah pek yalnız kaldım!.. Hayalin de bana pek büyük görünmeğe başladı… Çiçeklerimin, kitaplarımın da hayrı kalmadı… Ah! Gaflet!..Ya Saime nedir? O da bir çiçek değil mi?.. Hem nasıl çiçek ya?.. Şair olmalıyım ki bu çiçeği vasfedebileyim!.. Benim bildiğim şu kadar ki bu hem nazenin bir şükûfe… Hem de ulvî bir kitap!

“Yalnızlık bu biçareyi harap etti diyorlar. Teehhül!.. O ne demek?.. Niçin? Gelecek kim?.. Bir yabancı kadın… Bundan Saime’ye ne fayda hasıl olacak? Bir arkadaş!.. Ya o arkadaş kızı sevmiyecek olursa?.. O kolay geldiği yere gider… Öyle mi?.. Fakat Saadet ne diyecek?.. (Vah yazık sana!..) diyecek. Afvedersin!.. Bunu ben çıkarmadım… İşte Ferah kadın da söylüyor… Ne demek?.. Ben bir daha evlenmeğe kendi arzumla karar versem hasbe’l-beşeriyye mazur olmaz mıyım? Lâkin istemem, başkaları istiyor…

“Gelecek kadın Saime’ye arkadaş değil… Bir ana… Üvey ana!.. Ne fena şey!.. Bana evlen diyenler üvey anayı düşünmüyorlar mı acaba? Üvey ana olmayacak… Aklı başında bir kadın olacak, çocuğa bakacakmış… Dedikleri işte bu… Hamiyyetli bir kadın… Yürekli bir hanım… Mürüvvetli, şefkatli bir nâzenin ki hem bana yâr olacak hem Saime’ye hamilik… mürebbilik edecek… Olmaz şey değil a… Lâkin bu tecrübe fena çıkarsa?”

Biçare Sadık Efendi’nin bu mülahazalarından vicdan ve edep ve hamiyyet sahibi bir adam olduğu anlaşılıyor. Başına gelen vakıa dünyanın en ağır hâllerinden biridir. Sadık Efendi’nin hâl ve hükmetmek istediği mesele ömrün en güç meselelerindendir. (Hikâyeden aynen):

“İbtidaları hazin, sonraları alelade olan bu mülahazat iki saat kadar Sadık Efendi’yi meşgul etti. Bu müddet içinde beş altı çubuk tazeledi. Nihayet Saime’den de bir kere istimzac ile muvafakatı hâlinde teehhülü ihtiyar kararı üzerine Sadık Efendi mumu söndürdü. Yorganı başına çekti. Saadet Hanım’ı hazin bir çehre, zayıf bir endam ile daima kendisinden uzaklaşır gösteren otuz beşlik bir hanımı beşuş bir sima�yı simin, bir vücut ile muttasıl kendisine takarrüp eder gösterdiğinden işte bu otuz beşlik hanımın tefekküratıyla Sadık Efendi müsterihane gunûde�i hâb�ı nûşîn oldu.

Sabah olur; Sadık Efendi evlendirici Penbe Hanım’ın geldiğini işitip keyiflenir; fakat vicdan yine baş götürdüğünden Saime�den, bu kızcağızdan evlenmeye müsade almak niyyetiyle çağırır; söyleşir. Biçare kızcağız neye razı olduğunu pek de bilmiyorsa da “Öyleyse de razı olurum baba” der. Sadık Efendi rahat bulur. “Yaşı otuz beş; vücudu semiz” hanıma, Penbe Hanım ile aşçı kadını gönderir. İş meydan alır. Nikâh tedariği başlanır. Hikâyenin burasına kadar okuyabildik. İlerisini son bakarız.

Okuyanlara bu hikâye sade bir şey görünmüş ise anlamamışlar; sade görünen bu hikâyede derin ve mühim mesele-i maişiyye hâlline çalışılıyor. Kalbi pilav kazanı gibi kaba olan bir adam kadını vefat ettiği ile “Ben öldürmedim, eceli geldi öldü” tesellisi ile az vakitte diğer birini alıp yan gelir, fakat ehl�i insaf, ehl�i vicdan indinde bu mesele at pazarı işleri gibi yüngül yüngül hâllolunamaz… Rağbetlimiz muharrir�i nâdir Ekrem Bey Efendi derin ve nazik bir meselenin hâlline çalışıyor. Muhabbetli bir refika hakkında tabiî mevcut olacak vefa; ciger-paresi olan bir yetime şefkat ve muhabbet�i pederâne hâl�i dünya ile mücadele ediyor. Hâl�i dünya “Evlen fena olmaz; keyif ve rahat edersin” diyor; hissiyyat�ı âliyye, nazik ruhaniyyet buna razı olmuyor.

Ekrem Bey Efendi sahib�i vicdan Sadık Efendi’nin ahval�i kalbiyyesini pek güzel resmetmişler; mücadele�i ruhaniyyeyi pek doğru olarak göstermişler, fakat vakı’anın nihayeti psikoloji nazarından pek de muvaffak görülmüyor.

Merhumeye vefası, kızcağızına şefkati derkâr olan Sadık Efendi iki saat ağır mülahaza ba’dunda “yorganı başına çektiği ile otuz beşlik bir hanımı, beşûş bir sima… simin bir vücut ile muttasıl kendisine takarrüp ettiğini” görmemeliydi. Eğer Sadık Efendi, Ekrem Beyefendi’nin tasavvur ettiği ehl�i insaf ise yorganı başına çektiği ile şu gördüğünü göremeyecektir. Sadık Efendi’nin nazik kalbi merhume Saadet Hanım’ın hayali ve Saime’nin üvey ana elinde görebileceği hâller ile uğraşacaktır. Sadık Efendi’nin kalbi sabiyye Saime’nin “Böyle ise razı olurum baba” gibi masumane müsaadesiyle kani olamıyacaktır.

Hikâyenin bu ciheti biraz daha açılıp ikinci teehhül böyle acele tasavvur edilmemiş olsa idi hikâye daha ziyade tesirli ve daha ziyade muhakkak olur idi zannederiz.

Bu dediğimiz hürmetli muharrire ağır gelmesin; efkârımız müzakeredir; cüz’î istifade edilir ise pek memnun oluruz.

Yukarıda hikâyenin lisanı sade ve sadeliği ile güzel olduğunu söylemiş idik. Bu hâlde  “Hanımın tefekküratı ile Sadık Efendi müsterihane gunûde�i hâb-ı nûşîn oldu”  ibaresini hoş göremiyoruz. Sade değil ve sade olmadığı hâlde güzel de değil. Ekrem Bey Efendi bu ibarenin açık Türkçesini pek güzel bilir; bildiği hâlde yazması lâzım idi.

Hikâyenin hitâmında daha bir bahsetmek ümidinde olduğumuzdan bu defa bu kadar ile iktifâ ediyoruz.

(İsmail)
İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri


[i] kirgizmek: sokmak.

[ii] komşu  kulum: konu  komşu (?)


* Derleyen: Prof. Dr.  Yavuz AKPINAR , Yayınlandığı Yer: Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, IX, İzmir, 1998 s. 87-115 (Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yayınları)

İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri : Tenkit


İsmail Gaspıralı *

[7�] TENKİT

( İlâve-i Tercüman, 4 Şaban 1313 / 7 Yanvar 1896, No:1 )

Edebiyyatı teşkil eden şiir, hikâye, facia, rivayet, temsil, latife, med-hiyye, hiciv babları müslümanlara malum olduğu hâlde edebiyyatın belki en mühim bir kısmı addolunacak “tenkit” malûm olmayıp kalmıştır. Bazı eserler ve adamlar hakkında “hicv”ler görülmekte ise de “hicv” tenkitten addolun-maz. Tenkit edebiyyatın mizanı ve ölçüsüdür. Tenkitten matlab keşf�i haki-kattır. Her eserin, her fikrin ve hatta her işin derece�i hakikiyyesini tayin ve zahir edecek tenkittir. Tenkit bir ziyadır ki hakikat güzel, hakikat istifadeli fikir ve amel bunun sayesinde tayin edilebilir. Tenkit gözden geçirilmedikçe efkâr hatadan, tarih mübalağadan, şiir ve hikâye lüzumsuz satır ve sahife-lerden emin olamadıkları gibi güzel amelin, fena ve fena amelin güzel görülmek ihtimali de vardır. Ve’l-hasıl tenkit, fikir ve amelin mizanıdır ki peyda edilmesi mutlak lâzımdır.

Tenkit neden ibarettir ve bâhistir? Bunu tayin ve beyan etmek için koca bir kitap yazmak lâzımdır. Fakat burada gazete betinde[i] mümkün olduğu kadar malumat vermek istiyoruz ve bunun ile beraber herkes anlar surette beyan etmek istediğimizden görülecek bazı kusurların afvedilmesi temenni olunur. İleride bu babdan edilecek bahislerden yavaş yavaş tenkidin ne olduğu daha güzel anlaşılıp  �tenkîd[t]en meram�  güzelliği ve hakikati tayin etmek olduğu görülür.

Tenkit başlıca üç kısma münkasımdır: Biri tenkidat�ı ilmiyye, diğeri tenkidat�ı tarihiyye ve üçüncüsü tenkidat�ı edebiyye.

Tenkidat�ı ilmiyye, kütüb�i mukaddeseden bahsedip bunların hakikat olduğunu, yazıların doğru okunmasını, okunan şeylerin doğru ve tamam anlaşılmasını araştırır, keşf ve tayin eder.

Tenkidat�ı ilmiyye ne kadar mühim ve lâzım bir şey olduğunu anlamak müşkil değildir. İman edilecek bir maddeyi inkâr etmek ne kadar ağır bir günah ise, iman edilmeyecek bir mübalağayı hakikat addetmek şu derecede bir hatadır. Bu hatadan bizleri emin edecek tenkittir.

Avamü’n-nas arasında  bazı vilâyetlerde “Aşık Kerem”, bazı vilâyetlerde “Boz Yiğit” ve bazı vilâyetlerde “Köroğlu” evliyadan hesap edildiği işitilmiştir. Bu ise cüz’î tenkidat ile meydana çıkacak hatalardandır.

Tenkidat�ı tarihiyye daha serbestçe hareket edip, asırların, zamanların karangısından türlü eserlerin ve nişanların ve rivayetlerin muhtelif ve birbirine muhalif malumatlarından hakikat çıkarmaya çalışır.

Malûm bir eserin matlab olan eser olduğu ve eserde bulduğumuz bahis ve haber matlabımız olan vak’aya ya ki adama taalluk olduğu etraflıca tenkit ve araştırma ile tayin edilebilir.

Umumiyyet nazarından tenkit ehl�i İslam beyninde müstamel olmamış ise de tenkidat�ı tarihiyyenin babası ve mucidi ulema-yı İslamdan İbni Haldun olduğunu kemal�i fahr ile beyana borçluyuz. İbni Haldun bütün âlem�i insaniyyete bu yolda ettiği hizmet Avrupa uleması tarafından ikrar edilmektedir. Tarihe ve rivayetlere şifalı “şüphe” gözü ile bakıp hakikatı ve vak’ayı mübalağa ve imiş, demiş bataklarından kurtarmaya ibtida çalışmış İbni Haldun�dur. Bu âlimin meşhur “Mukaddime”si tenkidat ile dolu olarak Avrupaca felsefe�i tarihiyyeye ve kritik�i tarihiyyeye esas tutulmuştur.

Pek büyük teessüf edilecek bir hâldir ki Avrupalılar bunca istifade  ettikleri İbni Haldun’un ism�i şerifi bile cümle mollalarımıza malûm değildir.

Tenkidat�i edebiyye pek erte zamanlardan beri malumdur. Aristo ve Eflatun’un eserlerinde, tenkit bahisleri vardır; bâ�husus bunlar şiir, dram ve sanayi-i nefise hakkında bir hayli  kavaid�i tenkidiyye kabul edip ayrıca bir fen suretine koymuşlardı.

Yunanlıların ilmi ve medeniyeti Romalılara ve bunlardan Avrupalılara geçtiği gibi usul�i tenkid�i edebiyye dahi böylece Avrupa’ya mâl olup, daha ileriye çıkarılmıştır. İnsanın fikrinden, kaleminden ve elinden zuhur eden cümle eserler etraflı tenkide çekilmek, her eserin güzelliği ve faydası ölçünmek kaide hükmüne girmiştir. Rusya�da usul�i tenkit Avrupa’dan ziyade meydan alıp, daha güzel meslek tutmuştur. Avrupa’da tenkidat�ı edebiyye, güzellik araştırmak ve tayin etmekten ibaret kaldığı hâlde (sistem�i estetik) Rusya’da maddiyata el uzatıp her işin ve hâlin faydasını ve zararını tayin ve beyan etmeye çalışmaktadır.

Hâl ve maişet  ve edebiyyat�ı İslamiyyeyi araştırmak için tenkidat�ı Rusî kaideleri, tenkidat-ı efrenciyyeden  daha uygun görülüyor, çünkü Rusya’da tenkit insanların yalnız sözünü değil, işlerini dahi mizana çekmeyi kaide etmiştir.

(İlerisi var)

[8-] TENKİT

İlerisi*

* 1. nüshada, bak.

[ İlâve-i Tercüman, 12 Şaban 1313 / 14 Yanvar 1896, Sayı: 2 ]

Tenkidat�ı edebiyyenin meydanı pek büyüktür. Her eserin lisanını, suret ve usul�i ifadesini, mahiyyet�i şi’riyyesini ve derece�i edebiyyesini araştırıp beyan ve tayin etmeye çalışır. Ba’de, maneviyyattan maddî hâllere inip maişet ve istifade�i umumiyyeye taalluk işleri araştırır. Nâçâre insanlardan bahseder; Alinin işi, Velinin işinden daha güzel, daha edepli veya ki daha istifadeli olduğunu tayin eder. Ve’l-hasıl, tenkit her tarafa bakan bir gözdür ki eğer görücü ise çok iş görebilir. Tenkit en ibtida her eserin lisanına göz eder; lisanın iyisi ve fenası olur; herkesçe anlaşılır sade lisan olur. İnce kalemden düşmüş sunî kötürendi[ii] lisan olur. Bir maddeden bah-sederek iki muharrir iki türlü yazı yazar; herbirinde bir güzellik ve başkalık olur. Bunların güzelini, istifadelisini göstermek tenkide mahsustur.

Birbirine benzeyen iki şair bulunamaz. Her birinin hayali, lisanı, usul�i ifadesi ve sevdiği başkadır. Bunların esrarını ve her birinin nasıl ve ne dediğini açacak, delil ve muhakeme ile tayin edecek yine tenkittir.

Hikâye, roman, facia gibi eserlere gelince, bunlarda bulunan letafet�i şi’riyyeyi, güzel lisanı, istifadeli efkârı ve maişet�i milliyyeye olan münasebetini keşfedecek tenkid�i nazarîdir.

Eser olur ki gayet güzel ve süslü lisan ile yazılmıştır fakat istifadesizdir. Eser olur ki lisanı kabadır, güzel değildir, fakat açtığı efkâr pek kıymetlidir.

Maişet meydanında tenkidin edebileceği hizmet daha büyüktür. İyi ve fena işleri, lüzumsuz âdetleri, boş zanları, asılsız hissiyatları ortaya koyup, efkâr�ı umumiyyeyi uyandıran tenkittir. Görücü ve bî�tarafâne tenkit güneş ziyasıdır; karangıyı def’eder, âdi göz ile görülmez, seçilmez şeyleri aşkâr eder. Vukuatın esbab ve neticelerini zahir eder; büyük zannolunan bazı kahramanların kaba gövde olduğunu veya ki görülmeyen, işitilmeyen bazı adamların hakikat kahraman olduklarını keşfeder.

Hulasa�i kelam, tenkidin göz etmediği iş, hâl ve eser olmaz; tenkidin mizanı büyüktür. Cümlesini çekebilir, lâkin yanlış çektiği ve anladığı dahi olur. Öyle eserler vardır ki tenkitçi lâzımınca anlayamaz ve binaenaleyh dediği tabiî yanlış olur; ancak tenkidin hatası dahi izhar�ı hakikate hizmet eder ve her hâlde beyan�ı hakikatten gayrı mesleğe hizmet etmez.
İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri


[i] bet: sahife

[ii] kötürendi veya kütrendi : (?)


* Derleyen: Prof. Dr.  Yavuz AKPINAR , Yayınlandığı Yer: Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, IX, İzmir, 1998 s. 87-115 (Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yayınları)

İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri : Tenkit


İsmail Gaspıralı *

[2-]TENKİT

[ İlâve-i Tercüman, 2 C. Evvel 1313 / 8 Oktyabr 1895, No: 38, s. 38 ]

Beş on senelerden beri İstanbul’da neşrolunmuş edebî kitapların hemen bir nısfı tercüme romanlardan ibarettir. Bunların tesir ve hizmet ve mahiyyet-i edebiyyesi nedir?

Burasını tayin etmeli. Roman ve bâ-husus “tercüme” edilmiş roman saat geçirmek, gönül eğlendirmekten ibaret olamaz. Tercüme edilen bir roman, okuyanın tenvir-i efkârına ya ki, terbiye-i hissiyyatına veya ki tevsî-i malûmatına hizmet edecektir. Buna göre edebiyyatın roman kısmı üç büyük tarzda kaleme alınmaktadır. Biri “efkârî roman”lardır ki, maişet ve münasebat-ı insaniyyenin oldukça daha güzel suretlerini beyan ve tasavvur eder. İkincisi “ruhanî roman”lardır ki insanların ahval-i ruh ve hissiyyatlarını keşf ve beyana hizmet eder ve üçüncüsü “fennî” ya ki “tarihî” romanlardır ki okunması yüngül ve heveslendirir surette vukuat-ı tarihiyyeden veya ki hakikat ve tasavvurat-ı fenniyyeden haber verip tevsî-i malumata hizmet eder. Bu üç büyük kısım haricinde yazılmış bazı romanlar daha bulunuyor ise de bunlara “roman” demek pek de caiz değildir. Falanca Jozefina�nın falanca Alfred ile olan muaşakasını veya ki bizim Fatmalardan birinin, bizim Süleymanların birine yaşmak arkasından çektiği âh ve vâhları hikâye etmek roman yazmak değildir.

Romancı güzel ve işlek bir kalem sahibi olduğundan maada yazacağı romana göre ya efkâr çeşmesi ya ahval-i ruh ehli ya ki mevadd-ı fenniyyeyi sadeleştirmeye mahir olmalıdır ve bunun ile beraber az görüp çok anlamaya ve her gördüğünü ve fikrettiğini resimci gibi fakat fırçasız(1) yalnız dil ve yazı ile ayan beyan etmeğe istidadlı olmalıdır. Bunun içindir ki Takerey [Thackeray], Viktor Gugo [Victor Hugo], Spilgagın [Spielhagen], Graf Tolstoy, Filamaryon [Flammarion], Jul Vern [Jules Verne] gibi romancıları taklit edenler “romancı” olmayıp güzel yazabilseler dahi “hikâyeci” payesinde kalmaktadırlar.

Büyük romancıların romanları her lisana tercüme ediliyor yani bunların yazdıklarından akvam-ı muhtelife istifade edebiliyor. Bunların verdiği efkârdan, keşfettiği hissiyyattan ve açtıkları hakikatten her taraf insanları hisse ve ibret alabilir; çünkü ya efkârları şu kadar parlak ve meydandadır ya ki hissiyyatları ve resimleri şu kadar derin ve umumîdir ki âdetler ve usul-i maişetler ile tefrik olunan insanların kalpleri köşesinde mestur kalmış umumî beşer vicdanına ve hissiyyatına kalem ve nüfuz işletirler. Gugo’nun [Hugo’nun] “Sefiller”inde bulunan eşhas Anadolu’da bulunamaz fakat bunların canları ağırdığı ve şadlandığı[2] gibi ağlar ya şadlanır canlar bulunur.

Meşahir-i üdebanın yazdığı romanların tercümesine ve okunmasına cevaz ve münasebet olduğu derkardır, lâkin ecnebî âdi romanların tercümesine lüzum göremiyorum. Pol de Kok, Gaburyo ve hatta Emil Zola [Emile Zola], Pol Burje [Paul Bourget] gibi romancıları Türklere takdim etmede bir istifade göremiyorum. Bunlar sayesinde Avrupa’yı, maişet-i  garbiyyeyi medeniyyet-i hazırayı, efkâr-ı âliyyeyi tanıyacaklar ise tanıyamazlar. Bunları okuyup eğlenecekler ise bunlardan aşağı derecede addolunan “millî hikâyeler”i okutmak daha efzaldir.

(İlerisi var)  İsmail

[3-] TENKİT

İkinci Bahis (*)

*  38. Numeronun ilâvesine bak

[ İlâve-i Tercüman, 16 C. Evvel 1313 / 22 Oktyabr 1895, No: 40, s. 42 ]

Evvelki bahsimizde âdi ecnebî romanlarını okumada ehemmiyyetli bir fayda olmadığını söylemiştik. Bu fikrimiz taassuba ve emsaline isnad edilmesin. Mir Ali Şir Nevaî, Fuzulî, Hafız ve Sadi ne kadar muteber iseler garbın Şekspir’i [Shakespeare], Gugo’su [Hugo], Şilleri [Schiller], Puşkin’i indimizde şu nisbette muteberdir. Meşahir-i üdebanın umum-ı âlem-i insaniyyete rehber makamında olduklarını inkâr etmiyorum ancak saylanmayup[3] bayağı roman tercümelerini yağmur gibi yağdırmaya -raison d’etre- yol göremiyorum.

Ecnebî romanlarının ondan sekizinde rastgelmekte olduğumuz mayaların birine dikkat edelim:

Mösyö Şarl zengin ve terbiyeli bir tüccar ya ki sarraf ya ki çorbacıdır. İkinci defa evlenmek üzere 18 yaşında olan Jülyete’yi alır. Bu kız ya mektepte ya manastırda nazik bir terbiye görüp cümle evliyaların ve Muhit-i Kebir adalarının isimlerini tahsil etmiş ise de ömrü ve hanesi için lâzım olan malumatlardan bî-behredir. Piyano çalar, şarkı söyler fakat “süt” ve “su” nedir bilmez. Balolarda orçık[4] gibi çevrilir. Eline kaşık alıp kazan ve ocak başında bir iş göremez… Amcası ya halası Mösyö Şarl şöyledir, böyledir, paralıdır, durgundur, ona varmak lâzımdır; bahtlı olursun dediğine göre heveslenip Jülyete Şarl’a muhabbet yüzü gösterip varmıştır. Vakıa bir iki aya kadar aralarında muhabbete veya ki muhabbete uşar[5] bir hâl devam etmiştir.

Fakat şu aylar içinde Jülyete bir hayli ilim öğreniyor. Mösyö Şarl’ın cismen ve ruhen ne olduğunu ve ona nisbeten hane aşinalarından ve dostlarından Mösyö Ferdinand’ın ne kadar ilerüde olduğunu görür, bilir. Mösyö Ferdinand�ın otuz yaşlarında yani kemal çağında olduğu Jülyete’ye bir kat daha tabiî tesir edip başında bazı fikirlerin cereyanına ve kalbinde bazı hissiyyatların doğmasına bais olur.

“Benim Şarl’ım Mösyö Ferdinand gibi olmuş olsa idi, daha güzel olur idi; Şarl fena adam değil ama Ferdinand daha iyi görünüyor; Şarl beni seviyor, fakat Ferdinand’ın muhabbeti daha derin daha ateşli olsa gerek…  Bu gibi ziyansızca fikirler yavaş yavaş hücum ederek Jülyete’nin metanet-i kalbiyyesine sakat vermektedir.

Mösyö Ferdinand ise dostu Şarl’ın genç kadına pek de refik olamayacağını fikre alır, güzel ve cilveli Jülyete ile mükâlemeden, görüşmeden lezzet alır. Gelir gider. İbtida Mösyö Şarl hanesinde bulunduğu vakitlerde gelir; ba’de Mösyö Şarl bulunmadıkta sohbetler daha parlak daha lezzetli geldiğini hissedip mahsus tenhaca görüşmeleri arzu eder. Bu arzu Jülyete�nin keyfine dahi muvafık gelir. Gittikçe münasebet ilerler; Mösyö Ferdinand ile Jülyete arasında muhabbet ya ki muhabbet gibi bir his meydan alır… Bu noktadan itibaren Jülyete bir türlü Mösyö Şarl ikinci türlü ve Mösyö Ferdinand üçüncü türlü kalp marazına uğrarlar. Birinin hissiyyat-ı kalbiyyesi sadakat ile diğerinin kin ve şüphe ile; Ferdinand’ın kalbi dostuna karşı irtikap edeceği aşağılık ile uğraşmaya başlar. Her üçü ağrı ve ıstırap çekerler. Nefsleri ve istekleri ile iddia ederler. Birbirinden hâllerini setrederler, kalblerini zabta çalışırlar fakat dağdan aşağı kurtulmuş suyun yolunu kesmek güç olduğu gibi hissiyyata mukavemet edilemiyor. Jülyete Ferdinand’a teslim olur; biraz vakit Mösyö Şarl işin bu derecelere vardığından haberi olmaz; Jülyeteciğim sadıkadır diye muhabbette ve emniyette bulunur. Naz ve hürmetini artırır. Kendisini beğendirmeğe gayret eder; elli beşte  iken otuzluk olmak ister. (İlerisi var)

[4-] TENKİT

İkinci Bahis (*)

*  40. numeronun ilavesine bak.[6]

( Tercüman, 23 C. Evvel  1313 / 29 Oktyabr 1895, No: 41, s. 44 )

Bir hayli zaman böyle geçer. Ba’de işi anlar. Odasına kapanır, düşünür, taşınır, ne yapmayı bilmez… İşi meydana verirse sevdiği Jülyete’yi mashara ve bedbaht etmek lâzım gelir; seviyor… sükûta karar verip işi zamana havale ediyor; bir gün olur Jülyete hatasını görür; zevcin kadr ve kıymetini bilir. Ferdinand’ı terkeder; eski dost daha hayırlı olduğunu anlar; muhabbeti tecdid  ve daha âlâ olur fakat bu kadar felsefeye, bu kadar sabra bakmayıp kalbi ağlıyor, zehirleniyor; ara sıra tenhada Mösyö Şarl’ın gözlerinden yaş geliyor. lâkin bîçare adamcağız bildirmeyip Mösyö Ferdinand’a dostluk, Jülyete’ye muhabbet yüzü göztermeye kendi kendini mecbur ediyor.

Bu üç eşhasın ahval-i kalbiyyesinin tasavvuru koca bir roman oluyor. Okuyanlar bunların hâlini fikr ve mülahaza ediyorlar. Her biri bir türlü tesir alıyor, hükmediyor… Böyle bir romanı okuyan ehl-i şark ne gibi his çeker ve hükmedebilir?..

Vakıa mezkûr eşhasın ahval-i kalbiyyeleri pek müşkildir, pek naziktir. Avrupalı nazarında Mösyö Şarl’ın sabır ve merhametinde “büyüklük” ve “insanlık” görülür ama böyle mi? Madem ki Jülyete’de muhabbet kalmadı; madem ki hıyanete kadar tenezzül etti, yola gelmedi -hürriyyeti eline verip geri çekilmek daha tabiî ve binaenaleyh daha insaniyyetli olmaz mıydı?

Bu yolda romanların ehl-i şarka verecek dersi, edecek hüsn-i tesiri nedir? – Hiç! Tabiatlara mülaimet, ahlâka süs, maişete imtisal olabilir mi? Hiç.

Hissiyyat-ı kalbiyyeden, psikolojiden ders vermek lâzım ise ehli elinde millî vak’alar ve maişet şu kadar büyük sermaye olabilir ki yazmak ile tükenmez. Roman yazmak için eşhası mutlak balolara, millet bahçelerine, tiyatrolara götürüp getirmek lâzım değildir. Paris fahişesinin başına gelenden hayrette kalıyoruz; bunun ıstırab-ı kalbiyyesinden  gözümüze yaş geliyor. Bursa ve Eskişehir Fatmalarının hâlini yazan, hissiyyatlarını beyan eden edib-i kâmil bulunur ise Dumaların, Zolaların kalemlerinden dökülen madama-lardan daha ziyade ibretli ve tesirli ders alınabileceği şüphesizdir. Maişet-i şarkiyye roman suretinde tasavvur edilmez zannında olanlar çoktur lâkin yanlış zannediyorlar. Şurası çok gariptir ki bazı Osmanlı muharrirleri eşhası Frenk, âdat ve nazarları efrencî romanlar yazıyorlar güyâ Avrupa’da romancı az olmuş da şarktan istimdat istemişler.

(İlerisi Var)

[5-] TENKİT

( Dördüncü Bahis )

[ İlâve-i Tercüman, 30 C. Evvel  1313 / 5 Noyabr 1895, No: 42. s. 46]

Meşahir-i üdebanın kaleminden dökülmüş hakikat büyük eserlerden maadasının garp lisanlarından şark lisanlarına tercümede istifade görme-diğimizi söylemiştik. Fransız romanlarının cümlesi Nemselerin ve İngiliz romanlarının cümlesi İspanyolların mizacına muvafık  gelmediği hâlde ehl-i şarkın mizacına daha ziyade gelmeyecekleri sade bir hakikattir zannederiz. Binaenaleyh tercümelere sarfedilen mesai millî hikâye ve roman yazmaya verilir ise daha güzel olacağı bedîhîdir… Herkes romancı değildir; herkes roman yazamaz… Evet, böyledir ama bunun için herkese tercümelere bel bağlamak lâzım gelmez; güzel fakat faydasız bir tercümeden ise o kadar süslü olmayan lâkin faydalıca bir millî hikâye yazmak efzaldir. Bunlar, bu hikâyeler neden bâhis olabilir? Maddeler pek çoktur. Meydanınız pek büyüktür. Tarih, hâl ve istikbal maişet-i Osmaniyye ve İslamiyye şu kadar facialı, şu kadar dalgalı bir meydandır ki ne kadar yazılır ve araştırılırsa tükenmez. Tekrar edelim: Roman ve hikâye yazmak için eşhası mutlak aşhaneli bulvara ya ki piyanolu salona çıkarmak lâzım gelmez; Kemal Bey’in “Cezmi”sinde Mehmet Murat Bey�in “Turfanda”sında bulvar, balo, salon, otel odası, şehir postası, aktris falan yoktur, fakat bunların birinde bulacağınız efkâr-ı tarihiyyeyi ve diğerinden anlayacağınız efkâr-ı âliyyeyi kırk tercümede bulamazsınız. Mesela Ertuğrul’un zuhuru; Ankara vak’ası, Çaldıran zamanı, Viyana muhasarası, Cem Sultan faciası, Yunan ve Mısır âsiyânı müstakil üçer beşer roman olabilir.

Ruhanî (Psikolojik) roman istiyorsanız -mesela esir satılıp gelmiş Gürcü zadegân kızının veya ki kündeşinden[7] yoksa göze girmiş cariyeden verem döşeğine girmiş hanımın hâlinden, kocası Girit’te, büyük oğlu Karadağ’da, ikincisi Plevne’de düşmüş, Anadolu Fatmalarının binde birinin ahvâl-i ruhaniyyesinden, efkârından vesair hâlinden bahsederek keşf ve resme nâil olsanız ne ibretli, ne dehşetli, ne tesirli şeylerin üstünü açmış olursunuz ki okuyan hakikat istifade eder; düşünmeye ve vicdanı ile mükâlemeye mecbur olur.

Rumeli’nin, Anadolu’nun her bir kariyesi koca bir hikâye teşkil edebilir. Sade şeylerdir diye geçmeyiniz: Dikkat ve tefekkür buyurursanız görürsünüz ki maişet-i Osmaniyye asırlarca gece gündüz  devam eden en parlak bir hikâyedir; en dehşetli bir faciadır, en güzel bir tarihtir. Bunların içinde hakîki eşhas olarak nice nice kahramanlar, büyükler, sadıklar, ganiler, alçaklar, görünmeyip ağlayanlar vardır ki keşf ve resm ve beyan edilmelidir; edebiyyatın esası tercümeler olamaz, millî hikâyedir. Lisan ve efkâr ve muhabbet-i milliyyeyi terakkî ettirecek, süslendirecek ve tabiat ve ahlâkı terbiye edecek millî hikâyelerdir. Bunlara çalışmak ehl-i kalemin borcudur; milliyyet ve kavmiyyet rengi edebiyyatın şerefidir.

[6-] TENKİT YAKİ ÖLÇÜ

[İlâve-i Tercüman , 28 C. Ahir 1313 / 3 Dékabr 1895, Sayı: 44, s. 50]

Avrupa lisanlarında kullanılan “kritik” ya ki “kritik” (critique) lugatini Osmanlı yazıcılarından bazıları “tenkit” ve bazıları “muaheze” sözü ile tercüme ediyorlar. Bize kalırsa “muaheze”den ziyade “tenkit” lafzının istimali daha haklıdır. Lâkin en münasibi lugatin Türkçesini bulup ya ki kabul edip kullanmaktır.

Türkçe’de “kritik” sözü bulunur mu? Bulunmuyor ise bulundurmalı. Malûm bir hükûmetin hâl ve terakkî�i askeriyyesine dikkât ve lâzım malumatın cem’i için elçi-hane heyetine koşulan askerî memura “ateşe militer” ve hâl ve terakkî�i bahriyyeyi gözetmek için tayin olunan memura “ateşe neval” diyorlar… Fransızlar bunlara bakıp, bilmem neden, böylece söylüyorlar… Türkler, hâlbuki Türkçe söyleseler mümkün idi. Hem daha münasip olur idi. Meselâ ateşe militere “vekil�i askerî”, ateşe nevale “vekil�i bahrî” denilse câiz olmaz mıydı; ama bu da Türkçe olmaz deseniz, “Türkleşmiş Arapçadır”, diyeceğim; istiklâl�i lisaniyye ve haysiyyet�i kavmiyye nazarından Türkleşmiş Arapça çibçi[8] Fransız ıstılahından efdal olduğu herkesçe teslim edilir.

Gelelim “kritik” sözüne. Buna bir Türkçe uydurmak için sözün ne olduğunu tayin etmeli.

Bir eser�i edebiyyenin ve bazan dahi bir insanın amel ve işinin mahiyyetini[9] tayin ve zahir eden mülahazaya ve mütalaaya “kritik” derler.  Kritik demek bir eserin ya ki bir işin yalnız fena cihetini, kusurunu, hatasını açmak değildir. Derece�i edebiyyesi veya ki mahiyyeti[10] umumca anlaşıl-mayan bir eserin ve ya ki amelin hakikat�i hâlini keşf ve izhar etmek kritik ameliyyatı dairesindedir. Umum indinde rağbetsiz ve metrûk kalmış bazı eserler mülahaza�i kritikiyye sayesinde meydana çıktıkları ve meşahirden biri bir kritikçi kaleminin zehri ile kapkara edildiği hâlde diğer bir kritikçinin daha derin daha etraflı mütalaatı ile hürmet meydanına konulduğu görülmektedir.

Binaenaleyh “kritik” vazifesi her eserin mahiyyet�i[11] hakikiyyesini tayin etmekten ibaret oluyor; bu hâlde buna Türkçe bir isim vermek mümkündür zannederim. Hakikî ağırlık “çeki” ile, mesafe ve meydan “ölçü” ile tayin olunur. Eser ve iş dahi çekiye ve ölçüye gelir ve bundan böyle şu nazik “kritik” lafzını (ölçü ya çeki) sözleriyle tercüme etmek istiyorum. Kaba gelir ama kullanılmadığından kaba görünüyor, zatında kaba değildir.

Bu dediğimi çekiye alınız; hakkım olup olmadığını fikre çekiniz, eğer çekiniz doğru olup yanlışım çeki ile meydana koyulur ise bu çekinizden çok razı olurum.

(İsmail)
İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri


(1) Metinde  “furcısız” şeklindedir.

[2] Metinde “şadlendigi” şeklindedir.

[3] saylanmak: seçilmek, ayıklanmak.

[4] orçık: iğ, mil

[5] uşamak: benzemek, uşar: benzer

[6] Aslında “3. bahis”tir, kayıt yanlış konulmuş.

[7] kündeş: kuma

[8] Metinde “çib çi”  şeklinde.  “çip çiğ” olmalı (?)

[9] Metinde  “maiyet” şeklindedir.

[10] Metinde  “maiyet” şeklindedir.

[11] Metinde  “maiyet” şeklindedir.


* Derleyen: Prof. Dr.  Yavuz AKPINAR , Yayınlandığı Yer: Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, IX, İzmir, 1998 s. 87-115 (Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yayınları)

İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri : [1] MATBUAT-I OSMANİYYE

*


İsmail Gaspıralı

[İlâve-i Tercüman,  10 R. Ahir 1313 / 17 Sentyabr 1895,  No: 35, s.110-111]

On beş yirmi seneden beri Memalik-i Osmaniyye’de her dilde ve bâ-husus Türkçe pek çok fennî ve edebî kitaplar neşredildi. Şöyle ki Osmanlıların edebiyyatta ve intişar-ı maarifte büyük terakkîleri görülmektedir. Bugün de Osmanlı Türkîsinde her fenden ve ilimden eserler bulunduğundan ma’da Avrupa meşahir�i üdebasından Şekspir [Shakespeare], Göte [Goethe], La Fonten [La Fontaine], Şiller [Schiller], Bayron [Byron], Gugo [Hugo] ve sairlerin bazı eserleri ve numuneleri tercüme edilmiştir. Hikâyecilerden hemen ekseri Osmanlılara ma’lumdur. Bizim Griboyédof’un “Akıldan Belâ”sı, Puşkin ve Lermantof’un ve Graf Tolstoy’un bazı parçaları Türkçe’ye köçürülmüştür.[1]

Telifat-ı milliyyeden olarak belki daha ziyade fennî ve edebî eserler meydana koyulup bunlar arasında fen kitapları, hikâyeler ve mecmualar görülmektedir, fakat şu terakkî ile beraber ikmal edilecek pek çok noksan daha bulunduğu inkâr olunamaz… Dünya böyledir: Ne terakkînin nihayetine varılır; ne noksanın âhiri alınır. Bugünkü terakkî ertesi gün bir terakkî daha ister; durmak yoktur. Hergün terakkî istiyor zamanımız, ne terakkî biter ne noksanımız!

Ancak Osmanlı âlem-i edebiyyatında bir hâl mevcuttur ki terakkîye hayli mânidir. Bu da edebiyyatın bunca ilerlediği hâlde mizansız kaldığıdır. Osmanlılar’da “tenkit” ve “tenkidat”-ı edebiyye meydan alamıyor. Halbuki tenkit edebiyyatın mizanıdır; mizansız bazar- tenkitsiz edebiyyat lâzımınca parlak olamaz.

Edebiyat-ı Cedîde’nin ibtida-i zuhurunda meydan-ı intişara her ne koyulur ise “tergîb ve teşvîk” makamında beş âferin ile on nazar değmesin demek caiz ise de edebiyyat ve neşriyat bir hayli ilerledikten sonra tenkit baş gösterip işini görmelidir. Bez pazarına arşın, ekmek pazarına okka nasıl lâzım ise edebiyyata ölçü olan tenkit belki daha ziyade lâzımdır. Edebiyyat gıda-yı maneviyyemizdir ki gıda-yı maddiyyeden daha mübarektir. Mizan ister her ne olur ise olsun giymiyoruz, her ne olsa olsun yemiyoruz da her ne olur ise olsun okunur mu? Çuhaları, bezleri çeşm edip [2] derecelerini bilmek zarur olur da alınacak ve okunacak eserleri hikâyeleri ve fennî kitapları mizana alıp ne derece şeyler olduğunu bilmek gerek olmaz mı?

Bunların mahiyyet [3] ve derecesini tayin edecek “bî-tarafâne tenkit”tir. Lâkin bütün memalik-i İslamiyye’de “hiciv” malûm “medhiyye” mu’teber olunup “tenkit” lisanlarda ve lûgatlerde görülmemektedir. Tenkidin makam-ı âlisine arslan yuvasına girmiş tilki gibi gıybet yerleşmiştir. Bu hâl Mağrip zeminden ta Cava adalarına kadar hüküm sürmektedir. Fakat bir gün arslan yuvasını, tenkit makamını bulsa gerektir.

Tenkit lâzımdır ama tenkitçi kim olacak? Bu böyle bir iştir ki fırıncılıktan ve vapur kömürcülüğünden daha ağırdır. Fakat nîm�medenî Fas’ta ya ki Afganistan’da tahammül edilemeyecek “tenkit” medenî milletlerden bulunan heyet-i Osmaniyye indinde yalnız tahammül değil makbul olmak zamanı gelmiştir… Edebiyyat bunca ilerülemiş; senevî bunca eserler tercüme ve te’lif olunuyor. Bunlar nedir? Birbirinden farkı ve derecesi nedir? Cümlesi istifadeli midir? Aradan bazıları kara boyalı destelenmiş kâğıttan ibaret değil mi? Roman çıktı; komedya oynaldı [4]… Mü’ellif ne diyor? Efkârı nedir? İdare-i siyaset, imtizaç vesair vesair hususatta muhakeme-i umumiyyeye arz ettiği meslek nedir?

Bunlardan bahsederek bunları tayin ve beyan edecek tenkit ve tenkitçidir. Tekrar edelim: Güç ve ağır iştir lâkin lâzımdır. Mâye-i edebiyyeyi kabuğundan ve çürüğünden ayıracak budur.

İzzet Bey (değil ise diğer bir adlı olsun) coğrafya yazmış; Molla Hüseyin ilmihal yazmış, Süleyman Efendi “Yeni Usul Elifba” çıkarmış, biraderim Ali Ağa millî roman yazmış; birader falanca komedya uydurmuş… Bunların her birine iki aferin ile üç maşallah denilip geçilir ise kitap bazarı yakın zamanlarda boyalı kâğıttan aman bulamaz ve edebiyyatta gidiş ve meslek görülemez; boyalı kâğıt dibinde basılmış kalır.

Tenkidin meydan alamadığındandır ki bugün de bir kitap alınacak ise serlevhasına bakılıp alınamaz; içini araştırmak lâzım geliyor. Çünkü adı ile mayası [5] arasında Balkan dağları vardır.

Bunca romanlar ve tiyatro oyunları tercüme ve neşr olunuyor; okunuyor, görülüyor… Bunlara dair ehli ve erbabı tarafından fikir verilmelidir. Yoksa iki çavuşun kahramanlığından, Margaritea’nın halinden, Jülyete’nin başına gelenlerden, Mösyö Barbe’nin dolandırıcılığından o bizim Hüseyinler ve Ayşeler pek de istifade edemezler zannederim.

Edebiyat-ı Osmaniyye’nin en zayıf ciheti millî romanları ile millî piyesleridir. Merhum Kemâl Bey’in “Cezmi”si ile Mehmet Murat Bey’in[6] “Turfanda mı”sı müstesna tutulduğu halde “millî roman” yoktur demek caizdir. Halbuki maişet ve tarih-i Osmanî roman, dram, facia hazinesidir; bu hazineden efkâr ve meslek ihraç edenleri görmüyorum belki de göremiyorum.

Bugün de Osmanlı edebiyyatı “tenkitsiz” bir gidiş ile gittiğinden maada çok iş gören baba “sükût” dahi kullanılmıyor. Âdât ve görenek-i edebîleri ve muharrirleri boyunluyor.[7] Falan paşazade falan beyefendi “falan risaleyi telif ederek, âlem-i matbuata ya ki âlem-i maarif ya ki âlem-i insaniyyete bunca hizmet buyurdular; risaleleri (ya ki romanları) pek istifadelidir. Herkese birer adedini edinmek lâzımdır” yollu “takdimler” cümle gazetelerin cümle nüshalarında bulunmaktadır; hâlbuki takdim edilen “eser” beş paraya değmez! Böyle âdet olmuş; nezaket-i mahalliyye hükmünü almış.

Vakıan bir beyin yazdığı bir eser hakkında diğer bir beyefendi muhakeme-i tenkidiyyesini beyan edip gördüğü uygunsuzluğu ya ki yanlışları meydana koyar ise ülfete ve yerden verilen temennalara mahal kalmaz; dostluk poyraz dalgalarında gark olur gider.

Tenkit yalnız beyan-ı noksandan ibaret değildir. Bir eserin ne derece istifadeli olduğunu meydana çıkarmak, isbat etmek tenkide mahsustur. Fakat bu da görülmüyor. Ahmet Midhat, Ebuzziya Tevfik Bey, Şemsettin Sami Bey, Mehmet Murat Bey vesair efendilerin âsar-ı kalemiyyelerinden, mesleklerinden yüzde kaç İstanbullunun haberi vardır? Bunların büyük büyük eserleri hakkında etraflıca mülahazalar görülemiyor; “salon eğlenceleri” âlem-i matbuatı tezeyyün eyledi; istifadeli bir şeydir; altmış para köprü başında… yollu ibareler sırasında “Kâmusü’l�A’lâm”ın …nci cüzü neşrolundu; bunun ile ….nci cildi ikmal olunuyor… ibaresi görülüyor ki bilmeyenler “salon eğlencesi”ile “Kâmusü’l-A’lâm”ı tefrikten aciz kalır. Herkes tenkidata istidatlı olamaz; binaenaleyh böylelere tenkidat ile yol göstermeli; yoksa ehli olmayan âdem, edebiyyat bahçesine düşecek olup yağlı boya ormanında dolanır.

Âdi bir âdem mesela tarih-i umumî alacak ise Mehmet Murat Bey’in eseri ile diğerlerinin mikyâsını bilmelidir. “Cezmi” ile sair bir “millî” romanın değil yalnız lisanca efkâr ve meslekçe tefavütünü anlamalıdır.

Roman nedir, hikâye nedir  -falan romandan matlap nedir; filan oyunun ibreti nedir-  bunları açacak, anlatacak tenkittir.

İnsanların umum muamelesi tenkit süzgecinden geçirilmek âdet ve usul edilse daha hoş olur. Bu maddeden ötürü kuvvetimiz aldığı kadar bir iki bahisler edeceğiz.


* Derleyen: Prof. Dr.  Yavuz AKPINAR , Yayınlandığı Yer: Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, IX, İzmir, 1998 s. 87-115 (Ege Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Yayınları)

1  köçürülmek: çevrilmek, tercüme edilmek

2  Çeşm etmek: Cinslerine göre ayırmak, sınıflandırmak (?)

3  Metinde bir çok yerde her hâlde tashih hatası olarak  “maiyyet”  şeklindedir.

4  “oynandı” anlamında

5  ayası: esası, konusu

6 Metinde yanlışlıkla “Ahmed Murad” yazılmıştı, düzeltildi. Mizancı Mehmet Murat Bey’in eserinin de tam adı “Turfanda mı Yoksa Turfa mı?”dır.

7  boyunlamak: (?)

The International Scientific Conference “Ismail Gasprinsky (1850 – 1914) -the Enlightener of Orient”

Moskova, Rusya – 1-5 Kasım 2001 tarihleri arasında Moskova’da Uluslararası İsmail Gaspıralı Konferansı  (The International Scientific Conference “Ismail Gasprinsky (1850 – 1914) -the Enlightener of Orient” ) düzenlenmiştir.

İSMAİL GASPIRALI; Doğu Halklarının Maarifçisi adlı Milletlerarası İlmi Konferansın Düzenleyenleri ve İştirakçilerinin Kararı:

Azerbaycan, Kazakistan, Polonya, Rusya Federasyonu (Başkurdistan, Tataristan, Voronej Vilayeti, Dağıstan, İnguşetya, Karaçay Çerkes, Mari El, Moskova, St.Petersburg) Türkiye, Özbekistan, Ukrayna, Kırım, Almanya�nın ilmi merkezleri, Araştırma Enstitüleri İçtimai ve sosyal teşkilatlarının vekilleri ve Edebiyat ve sanat birliklerinin temsilcileri İsmail Gaspıralı mirasının önemine, insansever gayelerinin dünya çapında tanınması yönünde çalışılmasına dikkat çekerler  ve bununla birlikte Müslüman halkların hak ve hukuklarını, diğer değerlerini ayaklar altına alarak, onlara karşı emperyalist zulüm siyasetini, özellikle de onun en kaba ifadesi olan Çeçen halkına karşı yapılan devlet terörüyle yürütülen vahşi savaşın sürdürülmesinin uygun olmadığı fikrindedirler.

Moskova 1-3 Kasım 2001

The International Scientific Conference “Ismail Gasprinsky (1850 – 1914) -the Enlightener of Orient”


Call for Papers

The International Scientific Conference “Ismail Gasprinsky (1850 – 1914) -the Enlightener of Orient” will take place on November, 1-5, 2001 in Moscow. The Organizers of the Conference are the Institute of Arts Theory and History of Russian Arts Academy, the Russian Institute of Culture, the State Museum of East, the International Human Rights’ Assembly, The Russian Human Scientific Foundation.

The topics (sessions, panels and workshops) of the Conference are following:

1. The Pedagogy of Ismail Gasprinsky, the School Reforms of the 19th-20th Centuries (“New Method”) and the Modern Educations Problems;

2. The Conception of the “Russian-Oriental Agreement” of Gasprinsky and Its Development in the Eurasian Theory and in Practice of the International Relations;

3. The Djadidism and the Reforms in the Theology, Philosophy, Ethics and Aesthetics of Islam;

4. The Conception of the Unity of the Turkic Peoples and the Development of the Ideology of Turkism and Pan-Turkism;

5. The Publishing Activity of Ismail Gasprinsky, the Press and Book-Printing of Turkic Peoples and the Modern Situation in the Journalism;

6. The Literature Legacy of Ismail Gasprinsky and the Modern Problems of the Turkic Literatures;

7. The Fine Arts and Architecture of the Turkic-Muslim World: Yesterday and Today.
Please, send Your registrations Dates (Last Name, First Name, Profession, Rank, Title, Institution, Appointment, Occupation, Contact Address with Postal Code and Country, e-mail, Tel./Fax), Title of Your Paper and Abstract in a free form (from 2 till 5 pages with an A4 page size) to the Secretary of the Organizing Committee Prof. Dr. Svetlana Tchervonnaia (Czerwonnaja) by Mail (Moscow 121108, P.O. 108, Box 2) or e-mail czervona@aha.ru.
The deadline is July 15, 2001.

We hope to make the proceeding of Abstracts before the Conference. The official languages of the Conference (in one of which the Abstracts should be prepared) are Crimean-Tatar, English, French, German, Russian and Turkish.

You can become the Information on the scientific questions in Russian, English and French (Phone in Moscow 432 40 36 Mrs. Svetlana Bogdanova) and in Russian, Tatar and Turkish (Phone in Moscow 177 99 20 Mr. Bilal Laipanov). The Information about financial, travel, hotels and other organization moments is possible only after August, 15, 2001 by Manager of the Conference; we send his address to the participants of the Conference, whose Abstracts will be acceptable.

We look forward to meeting You in Moscow.

Organizing Committee

İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. Doğum Yıldönümü Faaliyetleri : Kazan

İsmail Gaspralı: miras ve zemane

QAZAN
Mays 29 kunü Qazanda Tataristan Cumhuriyeti İlimler akademiyasında açılğan halqara ilmiy konferentsiya işte böyle adlandırılğan edi. Onıñ iştiraqçileri İ.Gaspralınıñ tarihiy-felsefiy hem de medeniy mirası tedqiqatlarınıñ problemlerini muzakere ettiler. Halqara konferentsiyanıñ esas mevzuları bu � �İsmail Gaspralı � mutefekkir, siyasetçi, islâhatçı�, �Rusiyede yaşağan türkiy halqlarnıñ içtimai munasibetleriniñ, tasil ve maarif sistemalarınıñ şekillenüv ve inkişafında İsmail Gaspralınıñ yeri ve rolü, �XIX asırnıñ ikinci yarısında � XX asırnıñ başında Rusyede yaşağan devlet-islâm munasebetleri ve milliy hareketleri�. Konferentsiyanıñ açıluv merasiminde Tataristan Cumhuriyeti İlimler akademiyasınıñ Prezidenti Mansur Hasanov emsalsız şahıs İ.Gaspralınıñ parlaq istidatı, Rusyedeki millionlarnen musulmanlarnıñ omürine tesir etmeknen bir sırada, memleketniñ içtimai, milliy qurumınıñ çoq faktlarını ğayrıdan tüşünip añlamağa yardım etti, dedi. İsmail Gaspralı ğayelerniñ kuçü o derecede emiyetli ve buyük idi ki, o, türkiy halqlarnıñ milliy canlanuvları oğrundaki yüzlernen yıl kureşi devamında toplağan halq quvetini öz içine sığdırdı. (Haber: Qırım Sedası İnternet Gazetası)

Tataristan’ın Kazan şehrindeki İsmail Gaspıralı Konferansı programı:

The Program of International Scientific-Practical Conference
” Ismail Gasprinsky: Heritage and Contemporaneity”

May,15  Tuesday
10. 00-10.05 The opening of the Conference
State adviser for the president of the Republic of Tatarstan, director of the Institute of History of the Academy of Sciences of the Republic of Tatarstan Raphael Khakimov

10.05-10.20 Speech of welcome
President of the Academy of Sciences of the Republic of Tatarstan,
director of the Institute of the Tatar Encyclopaedia Mansour Khasanov

10.20-10.30 Speech of welcome
Mufti of the Republic of Tatarstan Gubdulla Iskhakov

10.30-10.40 Speech of welcome
Doctor of History, professor, head of the department of higher, secondary and professional education in the Cabinet of ministers of the Republic of Tatarstan Ramil Valeyev

10.40-10.50 Speech of welcome
Chairman of regular Commission on culture and national questions of  State Council of the Republic of Tatarstan Razil Valeyev

10.50-11.00 Speech of welcome
Doctor of History, professor, academician of the Academy of Sciences of
the Republic of Tatarstan, Chairman of Executive Committee of World Congress of Tatars Indus Tahirov

11.00-11.30 Professor of History Department of the University of New
Orleans, director of Centre of the Researches of Asia Edward J. Lazzerini (USA)
«Ismail Gasprinsky: Reformer and Enlightener»

11.30-12.00 Doctor of History, professor, academician of the Academy of
Sciences of the Republic of Tatarstan, chair of the history of the Tatar  people department in the Kazan State University Mirkasym Usmanov  «The Heritage of Gasprinsky and the Problems of Tatar Criticism»

12.00-12.30 Coffee-break

12.30-13.00 Doctor Nadjip Khablemitoglu (Turkey)
«The Influence of Gasprinsky on the Turkic Consciousness»

13.30-14.00 Doctor of History, assistant professor of the political  history department of the University of Voronedj Nikolai Gorshkov «The System of Political Views of Ismail Gasprinsky»

14.00-15.30 Lunch

15.30-16.00 Doctor of History, assistant professor  of Crimean State Industrial-Educational Institute Victor Gankevich (the Republic of  Crimea, Ukraine) «Archives Documents for the Early Biography of Ismail Gasprinsky»

16.00-16.30 Doctor of Art Criticism Svetlana Chervonnaya

16.30-17.00 Doctor of History, professor, head of the Crimean-Tatar Philology department of Crimean State Industrial-Educational Institute Ismail Kerimov (the Republic of Crimea, Ukraine)

17.00-17.30 Doctor Hakan Kırımlı (Turkey)
«Self-identity and Movement of Crimean Tatars in the Beginning of XX Century»

17.30-18.00 Discussion

16 May, Wednesday

9.00-9.30   Doctor of History, senior researcher of the department of Ethnology of the Institute of History of the Academy of Sciences of the Republic of Tatarstan Damir Iskhakov  «Gasprinsky and the Ideas of Djuddedizm of Tatar Nation»

9.30-10.00 Doctor of History, senior researcher  of the department of  Social Idea and Islamic Studies of the Institute of History of the  Academy of Sciences of the Republic of Tatarstan Raphael Mohammetdinov
«Ideas of Eurasia and Ismail Gasprinsky»

10.00-10.30 Doctor of Political Science, head of the Centre of Islamic Researches of the Institute of History of the Academy of sciences of the Republic of Tatarstan  Raphic Mohametshin

10.30-11.00 Head of the department of Sociological and Historical Research of  Kazan Council of Peopleís Deputies Sooleiman Rakhimov

11.30-12.00 Coffee-break
12.00-12.30 Doctor of History, deputy director of the Institute of History on scientific work Ramil Khairutdinov  «The Activity of Department of Religion and Foreign Confessions of the Ministry for Inner Affairs in the Context of State Islamic Relations in Russia (the end of XIX – the beginning of XX c.)»

12.30-13.00 Doctor of History, head of the Centre of Studies of Historical and Cultural Heritage of  People of Tatarstan of the Institute of History of the Academy of Sciences of Tatarstan Radic Salikhov «Ismail Gasprinsky and the Problem of  Reforms of Traditional Moslem Parish»

13.00-13.30 Doctor of Philology Raif Mardanov
«Ismail Gasprinsky and Tatar Periodicals»

13.30-14.00 Doctor of History,  head of the department of New and Modern History  of the Institute of History of the Academy of Sciences of the Republic of Tatarstan Ravil Amirkhanov

14.00-15.30 Lunch

15.30-16.00 Doctor of History, assistant professor of Kazan State University Diliara Usmanova
«The influence of the Newspaper «Tardjuman» on the Periodicals  of  Tatars of Volga Region»

16.00-16.30 Doctor of History,  senior  researcher of the Medieval History department of the Institute of History of the Republic of Tatarstan Naila Khamitbaieva

16.30-17.00 Doctor of Philology, L. Gimadeeva
«Phonetic Peculiarities in the Language of the Newspaper «Tardjuman»

17.00-18.00 Discussion

Moskova, Rusya – 1-5 Kasım 2001 tarihleri arasında Moskova’da Uluslararası İsmail Gaspıralı Konferansı  (The International Scientific Conference “Ismail Gasprinsky (1850 – 1914) -the Enlightener of Orient” ) düzenlenmiştir. Ayrıntılı bilgi için tıklayınız…

İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. Doğum Yıldönümü Faaliyetleri : Kırım

Kırım’daki Faaliyetler ve Haberler

Kırım – 29 Mayıs günü Akmescit’te Kırım Akademik Rus Drama Tiyatrosu’nun şubesinde büyük Kırımtatar eğitimcisi İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. doğum yıldönümü nedeniyle düzenlenen IV. Kırım bildiri günlerinin görkemli açılışı yapıldı. “Kırım – Ortak Evimiz : Türk-Slav diyaloğu” adıyla düzenlenen sohbet toplantısında  Maruzalar arasında �Çağdaş Kırım güzel sanatlarında İsmail Gaspralı’nın portresi� ve “İ.Gaspralı’nın gayelerinin günümüzdeki durumu� , �Seçkin gazeteci ve yayıncı İ.Gaspralı� bildirileri sunuldu.

Kırım’da Müzik Şöleni

Kırım – İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 150. yılı münasebetiyle Kültür Bakanlığı ve Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun katkılarıyla T.C. Kültür Bakanlığı Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu 30 Mayıs – 7 Haziran 2001 tarihleri arasında Kırım Turnesi düzenlemiştir.

İrfan Gürdal yönetimindeki topluluk Akmescit , Bağçasaray (Bahçesaray), Kezlev (Gözleve), İslamterek şehirlerinde sundukları programları ile Kırımtatar halkının büyük ilgisi ve sevgisini kazandı. Daha önce Bosna-Hersek, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan’da başarılı konserler veren grup Kırım’daki konserlerinde de Kırımtatar, Kazak, Özbek, Karaçay Gagavuz, Kırgız, Kazan tatar halk şarkılarını maharetle icra etti.

Türk Dünyası müzik şöleni şeklinde geçen konserlerin bitiminde halk sanatçıları defalarca sahneye çağırarak bağrına bastı.

İsmail Gaspıralı Heykeline Saldırı

Kırım – Akmescit: 1998 yılında heykeltıraş Ayder Aliyev tarafından yapılan Akmescit’teki İsmail Gaspıralı heykeline 21 Mayıs tarihinde saldırıda bulunuldu. Üzerine makina yağı dökülere kirletilmeye çalışılan heykele yapılan saldırının aydınlatılması için Kırım’da soruşturma açıldı. Kırım Tatar Milli Meclisi saldırıyı sert bir dille kınadı.

İsmail Gasprinskiy konferentsiyası işine başladı

AQMESCİT, 15 Mayıs
14 mayıs küni Qırım Devlet İndustrial-Pedagogika İnstitutında (QDİPİ), Ulu Qırımtatar marifçisi İsmail Gasprinskiyniñ 150-ncı dogum künine bağışlanğan Milletlerara ilmiy-praktik konferentsiyası işine başladı. Konferentsiya QDİPİ, Ukrayna Tahsil ve İlim Nazirligi, Qırım Muhtar Cumhuriyeti Nazirler Şurası, Ukrayna Pedegogika Akademiyası, Qırım Tahsil Nazirligi, Milletlerara �Vidrojdenye� Vakfi tarafından teşkilâtlandırıldı. Konferentsiyaniñ ilk küni Qırım, Ukrayna, Rusya, Özbekistan, Türkiye, Kıbrıs, Macaristan, Almanya ve Qazakıstandan kelgen 200-ge yaqın iştiraqçı kayıd etildi. Aynı zamanda AQŞ, Beyazrusya, Belçikadan ve başka ülkelerden musafirlernin kelişi beklenmektedir. Tantanalı oturşuvniñ sırasında Qırımtatar Milli Meclisi Reisi Mustafa Cemiloğlu, Qırım Hükümet Reisi Yardımcısı S.Velijanskiy, Devlet İndustrial-Pedagogika İnstituti Rektorı prof. Fevzi Yakubov, Qırımtatar Milli Meclisi Orta Asiya Temsilcisi Ali Hamzin, Türk Ülkeleri Kültürü Nazirlikler Şurası Reisi muavini Ziya Yılmazer (Ankara Türkiye), Rusya İlimler Akademiyası akademik Kenesbay Musayev (Moskva), Avraasiya Araştırmaları Vakfı Reisi Aleksandr Garkavets (Almaatı, Qazahstan) v.b. konferensiya iştiraqçi ve musafirlerini selâmlayaraq qonuşmada bulundılar. Qırımda Ukrayna Prezidenti Daimi Temsilcisi Reisi Muavini Remzi Havacı Ukrayna Prezidenti L.Kuçmanıñ konferensiya iştiraqçilerine yollağan tebrik telegrammasını oqudı. Konferentsiya esnasında, �İsmail-Bey Gasprinski � Qırımtatar halqınıñ Ulu evlâdı�, �Türk tiller sisteminde Qırımtatar tili: problemalar, tedqiqatlar, kelecegi�, �Etnomedeniyet añlamında Cemiyeteki merhametlik pedagogikası� adlı mevzularda plenar oturşuvlar ötkerildi. Konferentsiya programında: kontsert, yañı kitaplarnıñ prezentatsiyası, İ.Gasprinskiynıñ yaşağan ve faaliyette bulunğan yerlerge Bağçasarayğa ketiş, Qırımtatar Muzikal-drama Teatronıñ �Mishor qızı� spektakli de yer ala. 16 Mayıs İ.Gasprinskiyge bağışlanğan konferentsiya öz işini tamamlayacaqtır.

Kırım – Kırım’da yapılacak olan Uluslararası İsmail Bey Gaspıralı Konferansı’nın tarihi 14-17 Mayıs olarak belirlendi.Sempozyum programı ve  katılma şartları.….

Taşkent’te İ. Gasprinskiy Hatırlandı


Taşkent — 24-mart künü Taşkentte Cumhuriyet Beynelmilel Medeniyet Merkeziniñ buyuk zalında mutefekkir, alim ve yazıcı İsmail bey Gasprinskiyniñ 150 yıllığına bağışlanğan aqşam otkerildi. Merasimde �Soglom avlod uçun� mecmuası muharririniñ muavini, yazıcı Safter Nagayev, Mirzo Uluğbek adına Milliy universitetniñ professorı Begali Qasımov, Nizami adına Devlet pedagogika universitetiniñ dotsenti Abdulla Baliç çıqışta bulundılar. B.Qasımov qırımtatar mutefekkiri İ.Gasprinskiy Türkistan ziyalılarınıñ meydanğa ketirilüvine, çar imperiya vaqıtında musülmanlar medeniyetiniñ ve maneviyatınıñ inkişafında büyük hisse qoşqanını qayd eterek, boyle dedi: �İsmail Gasprinskiy 150 yıllıq toyı bizim halqımıznıñ ham toyıdr. Sizlarni, şunday ulug insonni etiştirgan halqning vakillarni, bu ajoyib voqea bilan tabriklayman�. Merasim iştirakçileri ogünde İ. Gasprinskiy torunı Dilâra Avcı çıqışta bulundı. Aqşamnıñ soñunda konsert numayış etildi. Konserttte �Yalta-2000� halqara konkursınıñ diplomantı Lenara Mustafayeva, Özbek Devlet Akademik Buyük teatriniñ solisti, cumhuriyet ve halqara konkurslarınıñ laureatı Ruslan Ğafarov, �Yalta� ansambliniñ solistkası Elvina Ğafarova qırımtatar türkülerini icra ettiler. Aqşamda Özbekistan Cumhuriyetindeki Ukrayna Elçihanesi konsulınıñ muavını Yevgeniy Sârıy iştirak etti. Merasimni Qırımtatar halqı Meclisiniñ Orta Asiya boyünca vekillikniñ qoltutuvı ile Taşkentte yaşağan qırımtatarlarnıñ �Avdet� medeniyet merkezi teşkil etti.

Kırım – 21 Mart 2001 tarihinde Bahçesaray’da yapılan İsmail Bey Gaspıralı’yı anma törenine Ukrayna Cumhur Başkanı L. Kuçma ve diğer devlet temsilcileri de katıldı; kabrine çelenk kondu ve resmen Gaspıralı Müzesi açıldı.

Ukrayna Prezidenti İsmail Gasprinskiynıñ 150 yıllığı munasebetinen otkerılgen tantanalarda iştirak etti


Bahçesaray, 21 Mart

Mart 21 kunü İsmail Gasprinskiyniñ 150 yıllığına bağışlanğan esas tedbirler, beklenilgeni kibi de, Bağçasarayda otkerildi.

Ulu qırımtatar maarifçisiniñ Qırımdan tışta tanıluvğa alıp barğan icadiy yolu işte mında başlanğan edi. Tantalarda Ukraina Prezidenti Leonid Kuçma, vitse-prem�er-nazir Nikolay Julinskiy, muhtariyat Nazirler Şurasınıñ Reisi Sergey Kunitsın, Qırımda Prezidentniñ Daimiy Vekili Anatoliy Korneyçuk, Prezident yanında qırımtatar halqı Şurasınıñ reisi Mustafa Cemilev, Qırım ve rayonnıñ başqa yolbaşçıları, işçi kollektivler ve cemaat teşkilâtlarınıñ vekilleri iştirak ettiler. Olar İsmail Gasprinskiyniñ Zıncırlı medrese kompleksi territoriyasındaki mezarına sepetlernen çeçekler ve guldesteler qoydılar.

Merasim iştirakçileri ogünde Nikolay Julinckiy, Sergey Kunitsın, Mustafa Cemilev, Bağçasaray rayon memuriyetinin başı Vladimir Tsıganskiy çıqışta bulundılar. Olar İsmail Gasprinskiy icadınıñ emiyeti tek türkiy degil de, başqa halqlar içün de buyük olğanını qayıd ettiler. Ve eñ evelâ onıñ emiyeti milletler ve halqlar arasındaki dostluq ve özara añlaşuvlarda olğanını tekrarladılar. Devlet yolbaşçısı Leonid Kuçma İsmail Gasprinskiynıñ onıñ adını taşığan soqaqta yerleşken ev-muzeyiniñ tantanalı açıluvında da iştirak etti. Bundan soñ �tögerek masa� meclisi olıp keçti, onda Nikolay Julinskiy sözge çıqtı.

Çoqtan-çoq musafirler ve şeherniñ sakinleri Hansarayda yañı teşkil etilgen �İ. Gasprinskiyniñ ayatı ve faaliyeti�dep adlandırğan ekspozitsiyanı seyir ettiler. Aqmescitte de bu yübileyge bağışlanğan bir sıra tantanalı tedbirler olıp keçti. Salğır ozeni boyunda İsmail Gasprinskiyniñ heykeli ogüne çeçekler qoyuldı. Qırımtatar muzıkalı drama teatrinde tantanalı toplaşuv otkerildi. Bundan soñ sanat ustaları iştirakinde buyuk bayram kontserti olıp keçti.

Ukraina devlet erbapları, cemaat teşkilâlarınıñ yolbaşçıları, alimleri adiy qırımlılar, qırımtatar halqınıñ ulu oğlunı şerefler ekenler, yarımadada ve umumen Ukrainada milletlerara munasebetlerni qaviyleştirmek zarurlığını qayd ettiler.

UKRAYNA PREZİDENTİNİÑ BEYANATI


İsmail bey Gasprinskiyniñ 150 yıllığı munasebetinen otkerilgen tantanalı toplaşuvnıñ iştiraqçilerine.

Yıldönümi yübileyı munasebetinen keçeyatqan tantana meclisiniñ hurmetli iştiraqçilerini can-yürekten selâmlayım. Zamandaşları onı sayğınen ocalarnıñ ocası, dep adlandırğanlar, qırımtatar halqınıñ eñ şanlı oğullarından biri, İsmail bey Gasprınskiy cian mıqyasındaki mutefekkirler arasında aqlı surette itibarlı er işğal etmektedir. Bu degerli şahısnıñ maarifçilik faaliyeti � Vatanğa hızmet etüvniñ aydın misalidir. XIX-XX asırlarnıñ sıñırlarında onıñ naşırcılıq, edebiy, jurnalistik ve içtimaiy-siyasiy faalieti qırımtatarlarnıñ edebiy tili ve medeniyeti inkişafına, gumanizm ve sotsial teraqqiyatı ğayeleriniñ darqaluvına kuçlü tesir etti. Soñra başqa musulman halqları da qullanğan milliy tasil sistemasını meydanğa ketirüvde o yolbaşçılıq yapqan pedagogik areketine maarifçiniñ qoşqan hissesi ğayet qıymetlidir. Eminim ki, onıñ toprağında yaşağan çeşit millet adamları içün ana olğan mustaqil Ukrainada ulu mutefekkir ve gumanistniñ ğayeviy ve icadiy mirası qırımtatar halqınıñ ğayrıdan maneviy tiklenüviniñ, onıñ ukrain cemiyetine qatıluvınıñ, tınçlıq ve birleşüvniñ işançlı hesası olur.

Leonid KUÇMA

Faaliyetler

Türkiye

Kırım

Kazan


İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. Doğum Yıldönümü Faaliyetleri Hareket Planı
İnternette İsmail Bey Gaspıralı Projesi

Site İçinde Arama



İsmail Bey Gaspıralı’nın Hayatı

Celebrating The Life Of

Ismail Bey Gaspirali


Sizin Görüşleriniz


Bu sayfadaki haberler Qırım Sedası İnternet Gazetası’ndan alınmıştır.

Kırım’daki İsmail Gaspıralı’nın 150 Yıldönümü Kutlama Programının Planı


No Etkinlik adı ve düzenlenme yeri Sorumlu Tarih Yapılacak masraflar
(bin grivna)
Finanse eden kuruluş ve miktar
1 Akmescit’de sanatçıların katılımıyla toplantı ve konserin yapılması Golubev M.M.
Gafarov E.S.
Yermak V.F.
Belalov B.Ş.
Mart 5,0 KÖC Kültür Bakanlığı-5,0
2 KÖC’nin şehirleri ve ilçe merkezlerinde yapılacak anma programları Yerel idare kuruluşları Mart Yerel idare kuruluşları
3 Akmescit ve Bahçesaray’da düzenlenen uluslararası ilmi konferansı Levina V.G.
Golubev M.M.
Yakubov F.V.
Zaatov İ.A.
Sidorenko S.S.
Mart-Nisan 86,0 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-43,0
Eğitim Bakanlığı-43,0
4 “Navrez” adlı folklör, kültür ve spor bayramı ve uluslararası satranç turnuvası Golubev M.M.
Gostev A.T.
Yakubov F.Ya.
Mart 20,0 K.Ö.C. Kültür Bakanlığı-7,0
K.Ö.C. Spor Komitesi-7,0
K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-6,0
5 Sosyal araştırmaları geliştirmek amacıyla İ. Gaspıralı adına uluslararası vakfın kurulması Zaatov İ.A. Yıl boyunca Masrafları vakıf kurucularına aittir
6 İlmi, kültür ve eğitim alanlarında başarılı olanlara verilmek üzere İ. Gaspıralı adına ödülün verilmesi (yapılması) Yakubov F.Ya. Ocak
(her yıl)
7 Eğitim ve kültür kuruluşlarında İ. Gaspralı’yı anma derslerinin düzenlenmesi Levina V.G.
Golubev M.M.
Yakubov M.M.
Emirov A.R.
Yıl boyunca
8 KDSPE’nde İ.Gaspıralı adına sergileme kompleksinin kurulması Gafarov E.S.
Levina V.G.
Yakubov F.Ya.
Mart 60,0 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-45,0
Eğitim Bakanlığı-15,0
9 Akmescit’de “İ.Gaspıralı’nın dünyası” adlı yarışma ve serginin düzenlenmesi Zaatov İ.A. Nisan 3,0 KÖC Kültür Bakanlığı-3,0
10 İ.Gaspıralı’nın eserlerinin 3 ciltte çıkarılması Kozubskiy V.A.
Yakubov F.Ya.
Zaatov İ.A.
Emirov A.R.
Yıl içinde 40,0 KÖC Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-40,0
11 İ.Gaspıralı’nın yıldönümüne ithaf edilen video filmin çekimi Kozubskiy V.A.
Nizovoy V.İ.
Zaatov İ.A.
Yıl boyunca 10,0 KÖC Basın ve Enformasyon Komitesi -10,0
12 “Yıldız” ve “Yıldızcık-Ziroçka” dergilerinin İ.Gaspıralı’yı anlatan özel sayılarının çıkarılması Kozubskiy V.A.
Yakubov M.M.
Selimov Ş.
Yıl boyunca
13 İ.Gaspıralı’ya ithaf edilen eserlerinin medya kurumlarınca çıkarlması Kozubskiy V.A. Yıl boyunca
14 İNTERNET’te İ.Gaspıralı hakkında bilgilendirme makalelerin yerleştirilmesi Yakubov F.Ya.
Emirov A.R.
Yıl boyunca
15 Yeniden keşifedilen küçük gezeğene ve Kara deniz Gemilcilik Müdürlüğüne ait gemiye İ.Gaspıralı’nın adını terfi edilmesi ve jübile para çıkarılmasını müracaat edilecek Yakubov F.Ya.
Zaatov İ.A.
Yıl boyunca
16 İ.Gaspıralı’nın eserlerinin Ukraynaca ve Rusça tercümelerinin yayınlanmasını hazırlamak Kozubskiy V.A.
Yakubov F.Ya.
Yıl boyunca 15,0 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-15,0
17 Jübile sembollerin yapılması Kozubskiy V.A.
Gafarov E.S.
Zaatov İ.A.
Mart 5,0 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-5,0
18 İ.Gaspıralı’nın doğum yeri olan Bahçesaray bölgesi Avcıköy köyüne (şu an Kudrino köyü) tarihi ismini iade edilmesi Tsıganskiy V.A. Ocak-Mart
19 KDSPE’nde İ.Gaspıralı hümanistler yolunun yapılması Yakubov F.Ya. Mart 4,5 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-4,5
20 Akmescit KDSPE’nde öğretmenler ve öğrencilerin katılımı ile İlmi konferansının düzenlenmesi Yakubov F.Ya. Mart
21 Akmescit’de “İ.Gaspıralı ile 21. asrına” adlı Edebi anma etkinliği düzenlenmesi Emirov A.R. Her ayın 21’inde
22 Bahçesaray’da bulunan İ.Gaspıralı müzesinin onarım ve restorasyon işlerinin bitirilmesi ve müzeyi açılmasına hazırlanması Golubev M.M.
Gafarov E.S.
Petrov E.V.
Mart 70,0 K.Ö.C.Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-70,0
23 Bahçesaray’da İ.Gaspıralı’nın mezar yerinin düzenlenmesi Tsıganskiy V.A. Mart
24 Akmescit, Bahçesaray ve Yalta şehirlerinde İ.Gaspıralı ile ilgili anma işaretlerinin konulması Baranov İ.A.
Yermak V.F.
Tsıganskiy V.A.
Marçenko V.İ.
Mart 12,0 K.Ö.C. Sürgün Edilen Halkları Ve Milletleri Komitesi-6,0
K.Ö.C. Anıtları Korunma Ve Kullanılması Komitesi-6,0

İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. Doğum Yıldönümü Faaliyetleri : Türkiye

Türkiye’deki faaliyetler

İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. Doğum Yıldönümü Faaliyetleri Hareket Planı

Gaspıralı’yı anma toplantısı

İstanbul – İstanbul Valiliği Küçükçekmece ilçe milli eğitim Müdürlüğü’nün kararı gereği Küçükçekmece Eşref Bitlis Lisesinde 3 Ekim 2002 Perşembe günü saat 14 te İsmail Bey GASPIRALI yi anma toplantısı yapıldı.

Saygı durusu ve istiklal marşının okunmasının ardından okul müdiresi sayın Mine Çelik Gök İsmail Bey Gaspıralı’yı anma maksatları, onun eğitimci kişiliği ve hayati üzerine, okul edebiyat öğretmeninin İsmail Bey GASPIRALI’nin dil birliği   hakkındaki,

KTMM Türkiye Temsilcisi ve Emel Kırım vakfı Başkanı Zafer Karatay’in TRT için hazırladığı İsmail Gaspirali belgeseli, belgeselin hazırlanışı ve belgeselde ele alınacak Gaspirali hakkındaki konuşmaları yapıldı.

Türk Dünyası türküleri konseri, komposizyon ve resim yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödül verilmesi, bir öğrencinin İsmail Bey Gaspirali’nin Aman Oğlum şiiri okumasi ve Zafer Karatay’in Belgesel için hazırlattığı Gaspirali’ya ait fotoğraf sergisinin gezilmesi ile program sona erdi.

Programda yer almasına rağmen elektriklerin kesilmesi sebebiyle değerli gazeteci Kemal Capraz’in slayt gösterisi gerçekleşemedi.
Kıbrıs – Lefkoşe Rotary Kulübü’nde  7 Şubat 2002 tarihinde Saim Osman Karahan tarafından İsmail Bey Gaspıralı konulu bir konferans verildi.

Muğla – Muğla Üniversitesi’nde 150. Doğum yılında Gaspıralı’yı anmak üzere Muğla Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak 5 Aralık 2001 Çarşamba günü “Doğumunun 150. Yılında İsmail Gaspıralı” paneli düzenlendi. Panele katılımcılar ve konuları şunlardır:

Oturum Başkanı: Prof.Dr.Mustafa UĞURLU
Yrd.Doç.Dr.Ali AKAR : Gaspıralı ve Dilde Birlik Düşüncesi
Yrd.Doç.Dr.Turgay UZUN (İ.İ.B.F. Kamu Yön. Böl. Öğr. Üyesi): İsmail Gaspıralı ve Türk Dünyasında Ceditçilik Hareketi.
Yrd.Doç.Dr.Vedat KURUKAFA: Ceditçilik Hareketinin Osmanlı Aydınlarına Etkisi.
Öğr.Gör. Nuray AÇIKGÖZ: Şefika GASPIRALI

Doğumunun 150. Yılında İsmail Gaspıralı Kutlama Programı

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı ili Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Küçükçekmece Tüccar ve sanayiciler Derneği İlköğretim Okulu’nun birlikte düzenlediği program Halkalı Kültür Merkezi’nde gerçekleşti.

“Doğumunun 150. Yılında İsmail Gaspıralı” paneli

Eskişehir Türk Ocağı tarafından 2 Aralık 2001 günü saat 13.00’de 150.doğum yılı etkinlikleri çerçevesinde bir konferans ve Kırım Türklerinin sürgün edilişlerini konu alan sinevizyon gösterisi tertip edilmiştir.
Konu: İsmail Bey Gaspıralı’da Birlik Şuuru Konuşmacı: Doç.Dr. Hakan KIRIMLI Yer: Eskişehir kültür sarayı

Doğumunun 150. Yılında İsmail Gaspıralı İzmir’de Anıldı

Prof. Dr. Yavuz Akpınar, Prof. Dr. Tuncer Baykara, Prof. Aydın Şemizade ve Vet. Hek. Ünver Sel’in katıldığı panelin ardından Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Klasik Türk Musikisi Korosu bünyesinde kurulan “Türk Dünyası Halk Musikisi Korosu” tarafından Kırım Türküleri konseri verildi.

Türk Dil Kurumu’nda Gaspıralı İsmail Bey Toplantısı

Türk Dil Kurumu Konferans Salonu’nda 14 Kasım 2001 Çarşamba günü saat 10:00’da “Gaspıralı İsmail Bey ve Dilde Birlik Düşüncesi” konulu bir toplantı düzenlendi. Oturum Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın ile Atatürk Dil Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural tarafından yapılan açış konuşmalarından sonra  Prof. Dr. Zeynep Korkmaz’ın başkanlığında başladı. Prof. Dr. Yavuz Akpınar, Yard. Doç Dr. Zuhal Yüksel, Yrd. Doç Dr. Ferhat Tamir, Dr. Necip Hablemitoğlu ve Altan Deliorman konuşmacı olarak açık oturuma katıldılar.

Bahçelievler�de Gaspıralı Toplantısı

Bahçelievler Belediyesi ile İstanbul Valiliği Türk Dünyası Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen İsmail Gaspıralı�yı anma toplantısına da gazeteci-yazar Kemal Çapraz ve Doç. Dr. Hayati Develi katıldı. 14 Kasım�da Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi�nde düzenlenen toplantıya çok sayıda davetli katıldı.

İstanbul – 14 Kasım 2001 Çarşamba günü saat 15:00’te Yeditepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde Prof. Dr. Nadir DEVLET “İsmail Bey Gaspıralı. Kim idi? Neler Yaptı?” konulu bir konferans verdi.

Bursa – 30.Kasım.2001 tarihinde Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü tarafından “150. DOĞUM YILINDA İSMAİL GASPIRALI” konulu bir panel düzenlenmiştir.

Yer :Rektörlük Binası  A Salonu.
Tarih : 30.Kasım.2001
Saat :14. 00

PANEL YÖNETİCİSİ : Prof. Dr. Fikret TÜRKMEN – ” Gaspıralı’da Fikirde Birlik”
PANELİSTLER :

Prof. Dr. Okan TÖRE –   “İsmail gaspıralı’nın hayatı ve Kırım Türklüğü”

Prof. Dr. Mustafa CEMİLOĞLU – “Gaspıralı ve eğitim reformu”
Doç.Dr. Zeki KAYMAZ- “Gaspıralı da Dilde Birlik Fikri”
Yrd. Doç. Dr. Metin ARIKAN – “Gaspıralı’nın Türk Dünyasına tesirleri”

Adana – Türk Dünyası�nın en önemli fikir adamlarından Gaspıralı İsmail, doğumunun 150. yılında Adana�nın Ceyhan ilçesinde, Belediye�nin düzenlediği bir toplantı ile anıldı. Ceyhan Meslek Yüksekokulu�nun konferans salonunda yapılan toplantıya, Prof. Dr. Mustafa Kafalı, Prof. Dr. Sevgi Kafalı ve Basın Birliği Derneği Başkanı gazeteci-yazar Kemal Çapraz konuşmacı olarak katıldı.

“İsmail Bey Gaspıralı” Konferansı

3 Kasım Cumartesi günü, saat 18:00’de İstanbul, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde “İsmail Bey Gaspıralı Konferansı” düzenlendi. Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi ve Emel Kırım Vakfı’nın katkılarıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği konferansa Prof. Dr. Yavuz Akpınar, Prof Dr. Nadir Devlet, Prof Dr. Timur Kocaoğlu, Prof. Dr. Mehmet Saray,  konuşmacı olarak katıldılar. Konferans öncesinde gazeteci Kemal Çapraz’ın sunduğu dia gösterisi izlendi. Konferansa gelen kalabalık bir dinleyici kitlesi Emel Kırım Vakfı arşivindeki İsmail Bey Gaspıralı fotoğraf ve resimlerinden oluşan sergiyi gezdi. Konferans sonrasında sanatçımız Selma Agat tarafından harika bir mini konser verildi. Kırım ezgilerinden örnekler verilen konser sonrasında izleyiciler sanatçıyı ayakta alkışlayarak uzun süre sahneden ayrılmasına müsaade etmediler.

İsmail Gaspıralı ve Türk Fikir Hayatındaki Yeri

2 Kasım 2001 tarihinde Selçuk Üniversitesi ve Karapınar Kaymakamlığı tarafından Konya’nın Karapınar ilçesinde “İsmail Gaspıralı ve Türk Fikir Hayatındaki Yeri” konulu bir panel düzenlendi.

Başkan: Doç. Dr. Yakup Karasoy

Konuşmacılar : Doç Dr. Mustafa Özcan – “Türkçülük ve Gaspıralı”

Arş. Gör. Mustafa Toker – “İsmail Gaspıralı ve Dilde Birlik Fikri Üzerine”

Yard. Doç Dr. Mehmet Yılmaz – “İsmail Gaspıralı’nın Türk Dünyası Üzerinde Bıraktığı İzler”

Milletlerarası İsmail Bey Gaspıralı Sempozyumu

Yer: “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Merkezi Büyük Konferans Salonu – Bakanlıklar / Ankara”

Tarih : 26-27 Ekim 2001. Saat:10:00

Düzenleyen Kuruluşlar: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi, TİKA, TÜRKSOY.

Sempozyum programı

-TÜRKSOY – Tel : 0 312 435 31 61 Faks: 435 27 60
– Kırım Derneği – Tel : 0 312 419 47 49-50 Faks: 419 47 51
– TİKA -Tel : 0 312 417 27 90; Faks: 417 27 99

İstanbul – Büyük Türk düşünürü İsmail Gaspıralı�nın doğumunun 150. yılı sebebiyle Pendik Kaymakamlığı tarafından bir toplantı düzenlendi. Pendik Kaymakamı Haluk Tunçsu�nun açış konuşmasıyla başlayan toplantıya konuşmacı olarak Prof. Dr. Nejat Birinci ve gazeteci-yazar Kemal Çapraz katıldı. 24 Ekim tarihinde, Pendik Lisesi Konferans Salonu�nda düzenlenen toplantı büyük ilgi gördü.

Yüz Yılda Gaspıralı’nın İdealleri Sempozyumu

İsmail Bey Gaspıralı’nın doğumunun 150. Yıldönümü münasebetiyle Türk Ocakları tarafından tertip edilen “Yüz Yılda Gaspıralı’nın İdealleri” konulu sempozyum 20 Ekim 2001 tarihinde saat 10.00’da Topkapı İSTANBUL – Eresin Oteli’nde yapıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın da şeref verdiği sempozyum kalabalık bir izleyici topluluğu ile gerçekleştirildi.

PROGRAM:

10.00 : Açılış Protokol Konuşmaları

10.30-13.00 : Birinci Oturum: Başkan: Prof.Dr. Nejat BİRİNCİ , Prof.Dr. Mehmet SARAY (Gaspıralı İsmail Bey ve Türk Dünyası Dil ve Kültür Birliği), Refik MUHAMMEDŞİN (Tataristan) (Tatar İctimaî Fikir Tarihinde İsmail Bey Gaspıralı’nın Rolü), A.Gör. Saynur BOZKURT (İsmail Bey Gaspıralı ve Dil Birliği)

14.00 – 15.30 : İkinci Oturum: Başkan: Prof.Dr. Abdülkadir DONUK, Prof.Dr. Nadir DEVLET (Gaspıralı ve Türk Dil Birliğinin Gerçekleşmesi), Prof.Dr. Yavuz AKPINAR (İsmail Gaspıralı’nın Tarihi ve Edebi Eserleri), Rıza FAZIL (KIRIM) (Gaspıralı Hakkında Yeni Araştırmalar)

16.00 -18.30 : Üçüncü Oturum Başkan: Prof.Dr. Mehmet SARAY, İsmail TÜRKOĞLU (Arşiv Belgelerine göre Osmanlının Gaspıralı’ya Bakışı), Ar. Gör. Nazım MURADOĞLU (Tercüman Gazetesinde Ermeni Meselesi), Prof.Dr. Kâmil Veli NERİMANOV (Azerbaycan) (Gaspıralı İsmail ve Azerbaycan)

TİKA’nın 2001- İsmail Bey Gaspıralı Yılı Faaliyetleri:

Türk Cumhuriyetleri ve Topluluklarından sorumlu Devlet Bakanı Sayın Prof. Dr. Abdulhaluk ÇAY’ın başkanlığında 14 Mayıs 2001 tarihinde düzenlenen toplantıda alınan kararlar doğrultusunda TİKA 2001 Gaspıralı yılının etkin ve yaygın faaliyetlerle kutlanmasını sağlamaktadır.
TİKA Başkanı Sayın Dr. Öner KABASAKAL bu faaliyetlerin koordinasyonunu sağlamakla görevlendirilen “Koordinasyon Komitesi” başkanı olarak İçişleri Bakanlığı’na gönderdiği 31 Mayıs 2001 tarihli yazıda kutlama programları ile ilgili hususlar üzerinde durmuştur. Devamı için tıklayınız…

Türk Edebiyatı Dergisi

Eylül 2001 sayısını İsmail Bey Gaspıralı’ya ayırdı. Dergi Kırım’ın yetiştirdiği bu büyük insanı ve onun vesilesi ile de Türk Dünyasında ortak iletişim meselesini kapak dosyası olarak ele aldı.  “Gaspıralı’nın Doğumunun 150. Yılında Türk Dünyası Niçin Anlaşamıyor?” kapak konusuyla çıkan dergide aşağıdaki yazılar bulunuyor :

  • Gaspıralı İsmail Bey – Ahmet Kabaklı
  • Türk Dünyasını Silkeleyen Adam Gaspıralı – Hakan Kırımlı
  • Gaspıralı’nın Külliyatını Neşre Hazırlamada Karşılaşılan Zorluklar – Yavuz Akpınar
  • Gaspıralı ve Dil Birliği – Zuhal Yüksel
  • Zincirli Medrese – Zafer Karatay
  • Türk Dünyasında Ortak İletişim Dili – Şükrü Haluk Akalın
  • Türk Dili ve Milliyetçilik – Yahya Kemal Taştan
  • Mustafa Kemal’in Türkçesini Harcamak – Ahmet Turan Alkan
  • Hangi Dil ? Hangi Türkçe ? – İsa Kocakaplan

Ankara – Doç Dr. Hakan Kırımlı tarafından hazırlanan ve bir süredir Internet sitemizden de okuyabildiğiniz İsmail Bey Gaspıralı makalesi Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi tarafından bir kitapçık olarak yayınlandı. Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun maddi katkılarıyla çıkarılan kitapçık aşağıdaki adresten istenebilir :

Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi ,

Meşrutiyet Cad.  No: 20/14 06640 Kızılay – Ankara

Tel:0312 419 47 49

İstanbul – Yrd. Doç. Dr. Zekeriya BAŞARSLAN tarafından 9 Nisan 2001 tarihinde 19.30-23.00 saatleri arasında Kadıköy Türkocağı Şubesinde “Kırım ve İsmail Gaspıralı”konulu bir konferans ve ardından Kırım yırlarından örnekler verilmiştir.

Eskişehir – İsmail Bey Gaspıralı’nın 150. doğum yılı münasebetiyle 5 Nisan 2001 günü saat 20.30’da Eskişehir Türk Ocağı’nda Ertuğrul Karaş tarafından “Gaspıralı İsmail Bey ve Ceditçilik hareketi” konulu bir konferans verildi.

Adres: İsmet İnönü cad. Üstün İş Merkezi No:36 Kat 6 – Eskişehir

Tel: 0.222.2214141

İsmail Gaspıralı Konferansı

Düzenleyen: Avrasya Bir Vakfı

Dia Gösterisi : Kemal ÇAPRAZ,

Konuşmacılar: Prof. Dr. Mehmet SARAY, Ramazan BAKKAL

Yer: Eminönü Belediyesi Kadırga Kültür Merkezi – İstanbul

Tarih : 22 Mart 2001 Perşembe, Saat: 14:00.

150.Yılında İsmail Bey GASPIRALI

Düzenleyen:  Kültür Ocağı Vakfı – www.kocav.org.tr

Konuşmacı: Dr. Yusuf Ekinci – ( Milli Eğitim Bak.Talim Terbiye Kurulu Eski Başkanı.)

Yer: Kültür Ocağı Vakfı, Millet Caddesi, Şule Ap. No: 35 Kat: 5

Tarih: Saat :18:00, 24 Mart 2001 Cumartesi

İrtibat : Tel:  (0 212) 589 18 37 , e-posta: kocav@kocav.org.tr

DOĞUMUNUN 150. YILINDA GASPIRALI İSMAİL BEY, TERCÜMAN GAZETESİ BİBLİYOGRAFYASI VE TÜRKÇE YAYINLAR

Müteferrika, Sayı: 20, Güz 2001, s. 79–104.

Yrd. Doç. Dr. Fahri Solak

Marmara Üniversitesi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

I. GASPIRALI İSMAİL BEY VE TERCÜMAN GAZETESİ

Gaspıralı İsmail Bey 1851 yılında Kırım’ın Bahçesaray şehri yakınlarındaki Avcıköy’de doğdu. Babası Çarlık ordusundan Teğmen Rütbesiyle emekli Mustafa Ağa Gaspıra köyünden olduğu için İsmail Bey de Gaspıralı (Rusçası Gasprinskiy) olarak adlandırıldı ve bu şekilde tanındı. Mustafa Ağa 1854’de ailesi ile birlikte Bahçesaray’a yerleşti ve İsmail Bey on yaşına kadar bu şehirde kaldı[1]. Tahsil hayatına mahalli Müslüman mektebinde başlayan Gaspıralı İsmail, bir Rus okulu olan Akmescid Erkek Gimnazyumunda sürdürdü. Daha sonra Voronej’deki askeri bir okula kaydedildi ise de, bir süre sonra Moskova’daki Harp Okuluna nakledildi.[2] Bu okulun son sınıfında iken 1867 yazında, Girit isyanında Rum isyancılara karşı savaşmakta olan Osmanlı ordusuna gönüllü olarak katılmak arzusuyla yakın arkadaşı Mustafa Mirza Davidoviç ile birlikte gizlice kaçmaya teşebbüs etti. Fakat 45 günlük maceralı bir yolculuktan sonra Odesa’ya ulaştıysalar da burada yakalanarak Bahçesaray’a gönderildi[3]. Bu olaydan sonra Rusya’daki tahsiline dönmeyerek, 1868 yılında Bahçesaray’da bulunan Zincirli Medrese’de Rusça öğretmenliğine başladı. Bu dönemde yoğun bir şekilde Rus edebi ve felsefi eserlerini okudu. 1872’de Kırım’dan ayrılan Gaspıralı İstanbul, Viyana, Münih ve Stuttgart üzerinden Paris’e gitti. Paris’te geçirdiği iki yıl içinde ünlü Rus Yazarı İvan Turgenyev’e asistanlık yapmak da dahil çeşitli işlerle hayatını kazandı. 1874’de eskiden beri arzu ettiği Osmanlı Zâbiti olma düşüncesiyle İstanbul’a geldi. Ancak burada geçen bir yıla yakın süre içinde bu arzusuna olumlu cevap alamayınca Kırım’a döndü. 1878’de Bahçesaray Belediye Başkan Yardımcısı ve 1879 yılında da Belediye Başkanlığı’na seçildi ve 1884 yılına kadar bu görevinde kaldı[4].

Gaspıralı İsmail birinci defa 1877’de Dereköy’de evlenmiş ise de bu evlilik iki yıl kadar sürebilmiş; ikinci evliliğini 1882 yılında Kazan eşrafından Akçoralar ailesinden İsfendiyar Bey’in kızı Zühre Hanım ile yapmıştır[5].

Rusya Müslümanları arasında basın-yayın faaliyetleri konusunda ilk akla gelen isimlerin başında Gaspıralı İsmail gelir. Gaspıralı’nın yayın konusundaki ilk teşebbüsü, 1881 yılında Genç Molla müstearıyla yazdığı ve Akmescit’te Rusça çıkan Tavrida gazetesinde tefrika ettiği ve daha sonra kitapçık şeklinde de çıkan “Rusya Müslümanları” başlıklı dizi yazısıdır. Gaspıralı müteaddid defalar Tatarca/Türkçe bir gazete çıkarma yönündeki başvurularının reddedilmesi üzerine, yine aynı yıl, bir dizi küçük risale yayınladı[6]. Bunlardan ilki 1881’in Mayıs ayında yayınladığı Tonguç adlı risale idi. Daha sonra seri halinde Şafak, Kamer, Güneş, Yıldız, Ay ve Mirat-ı Cedîd adlı risaleleri yayınladı[7]. Böylece kendisine Tatarca süreli yayın izni verilmemiş olan Gaspıralı, aslında her biri birer dergi mahiyetinde olan bu risaleleri farklı isimler altında yayınlayarak kanunları ihlal etmeden yayın faaliyetini sürdürmüş oluyordu[8].

Gaspıralı gazete yayını için uzun süre beklediği izni, gazetenin Tatarca ve Rusça basılması şartıyla, 1883 yılında alabildi. İlk nüshası 22 Nisan 1883’de basılan Tercüman, Kırım’da yayınlanan ilk Tatar gazetesi olmasının yanında[9], Çarlık devrinde yayınlanan Türk gazeteleri arasında en uzun süre (35 yıl) yayınlanması, etkisi, öncülüğü, ciddiyeti ve Usul-i Cedîd’e yaptığı hizmetler yönünden de en önemli gazetelerden biridir. Bu yönüyle İngilizlerin Times, Rusların Novaya Vremya (Yeni Zaman) adlı gazeteleri ile mukayese edilmektedir[10].

Tercüman 1903’e kadar haftada bir, 1903-1912 arasında haftada bazen iki, bazen üç defa ve Eylül 1912’den sonra ise günlük olarak yayınlanmıştır. Yayın hayatının başlangıcında 300 abonesi varken, 1885’te abone sayısı 1000’e çıkmıştı. Bunun 300’ü Kırım’da, 300’ü İdil-Ural’da, 150’si Dağıstan’da, 50’si Sibirya’da ve 200’ü Orta Asya ve Türkistan’da idi[11]. 1907’de tirajı 5 bine ulaşan Tercüman’ın Rusya dışında da (İstanbul, Kahire, Kaşgar ve Hindistan) okuyucuları vardı[12].

Tercüman gazetesi basit bir süreli yayın organı olmanın ötesinde bir fikir yayıcısı, milli akım ve faaliyetler için de bir öncü ve ilham kaynağı idi. Bu gazete Rusya Müslümanlarının hayatının tüm yönleriyle ilgili (eğitim, kadın hakları, siyasi partiler, İslam hukuk sisteminin reformu vb.) problemleri tartışıyordu[13]. Tercüman gazetesi yayına başlamasını izleyen ilk yirmi yıl içinde bütün Türk Dünyası çapında emsali olmayan bir yaygınlık ve etkiye ulaştı. Buna rağmen, Tercüman’ın çıkışından Gaspıralı’nın ölümüne kadar geçen 31 yıl içinde, devrin sıkı idare tarzına rağmen, bir kere olsun kapatılmamış veya sansüre uğramamış olması Gaspıralı’nın ihtiyatlı ifade tarzının ve taktik kabiliyetinin bir başarısı olarak görülmektedir[14]. Yine 1911’den itibaren Tercüman’ın başlığının altında yer alan ve adeta Gaspıralı’nın adı ile özdeşleşen meşhur “Dilde, Fikirde, İşte Birlik” ibaresi günümüze kadar Türk Dünyasındaki en yaygın sloganlarından biri haline dönüşmüştür.

1914’de Gaspıralı’nın ölümünden sonra, 1918’de Tercüman’ın yayın hayatından çekilmesine kadar, Gaspıralı’nın yakın çalışma arkadaşı Hasan Sabri Ayvazov (öl. 1936) Tercüman’ı devam ettirmiştir.

1905 Sonrası Rusya İmparatorluğu’nda oluşan kısmi serbestlik ortamından Gaspıralı da yararlanmış ve faaliyetlerinin çapını genişletmiştir. Bu çerçevede yeni dergiler çıkarmaya başlamış olup, bunlardan ilki 1906’da yayın hayatına giren ve Rusya Türklerinin tarihinde ilk kadın dergisi olan Alem-i Nisvân (Kadınlar Alemi)’dır. Gaspıralı’nın kızı Şefika Hanım’ın (1886-1975) idaresinde çıkan bu dergi 1910’da yayın hayatından çekildi. Alem-i Nisvân, kadınların hukuki durumları, eğitimleri ile ilgileniyor, kadınların boş zamanlarını değerlendirebilecekleri işler (resim yapma vb.) tavsiyesinde bulunuyor, ilmî, tarihî makaleler ve şiirler yayınlıyordu[15].

Kırım’da ilk mizah dergisi Ha-Ha-Ha da Gaspıralı tarafından çıkarılmıştır. 1906 Mart’ında 15 günde bir çıkmaya başlayan dergi 1910 yılına kadar devam etmiş olup, karikatürler ve mizahi yazılarla özellikle kadimci mollalarla alay ediyordu. Gaspıralı çocuklara yönelik de yayın yapmış ve Tercüman’ın ilavesi olarak 1906’da Alem-i Sübyan (Çocuklar Alemi) adlı 15 günlük bir dergi yayınlamıştır. Bu derginin yayını düzensiz de olsa 1915 yılına kadar sürdü[16].

Gaspıralı’nın faaliyetleri hiç şüphesiz yayınları ile sınırlı değildir. O’nun eğitim ve yayın konusundaki çalışmaları da dönemine öncülük eden çalışmalardır. İlkini 1884’te Bahçesaray’da açtığı ve 1914’e gelindiğinde Rusya İmparatorluğu çapında sayıları 5 bine ulaşan Usul-i Cedîd okulları; geliştirdiği Usul-i Savtiye (Fonetik Usul) adlı öğretim metodu; bizzat yazdığı okuma/ders kitapları; Bahçesaray’da kurduğu ve Kırım Tatarları için bir ilk olan matbaasında bastığı kitaplar ve nihayet Rusya Müslümanlarına hatta bütün Dünya Müslümanlarına dönük yürüttüğü siyasi çalışmaların her biri reform niteliğinde çalışmalardır.

Bütün bu önemine karşın, döneminde Türk Dünyasının, fikirleri ve eylemleriyle en etkili şahsiyetlerden biri olan Gaspıralı’nın hayatı, faaliyetleri ve fikirleri ile ilgili ilmi çalışmalar yeterli olmaktan uzaktır. Türk üniversitelerinde Doktora ve Yüksek Lisans düzeyi bir yana, lisans tezi olarak bile Gaspıralı’ya ilişkin müstakil bir teze rastlanmaması manidardır[17]. Diğer taraftan Türkçe yayınlar arasında Tercüman Gazetesi’ne ilişkin müstakil çalışmalar yok denecek düzeydedir. Kaldı ki bu gazetenin eksiksiz tam koleksiyonunun bile henüz temin edilememiş olması[18] çalışmaların bulunduğu aşamaya ilişkin ipucu olarak dikkate değer bir husustur.

Son yıllarda ve özellikle de 150. Doğum Yılı vesilesiyle içinde bulunduğumuz yılda konu ile ilgili yürütülen proje[19], ilmi ve kültürel çalışmalar[20] teselli edici ve ümit verici olmakla beraber, henüz yolun başında olunduğunu söylemek kötümserlik olmasa gerektir.

Bu mülahazalardan hareketle, yapılan çalışmalara mütevazı bir katkı maksadıyla kaleme alınan bu çalışmayla, Tercüman Gazetesi’nde yayınlanan yazılara ilişkin elimizdeki yegane bibliyografik çalışma olan ve Seyitgazi Gafarov tarafından Rusça olarak hazırlanan[21] çalışmanın tercümesinin Türk okuyucusuna kazandırılması ve ayrıca Gaspıralı ile ilgili tespit edilebilen Türkçe kitap ve Makalelerin bir arada sunulması amaçlanmaktadır. Gafarov’un çalışmasının eksik olması yanında, Rusça olarak yayınlanmış olması ve Tercüman’ın orijinal nüshalarına ulaşılarak kavramsal karşılaştırmanın yapılamaması çeviride mana aktarımlarında bazı sorunları beraberinde getirmekle beraber, çalışmanın mevcut haliyle de yararlı olacağını ve maksada hizmet edeceğini umuyoruz.

Kısaltmalar:

a.g.e.    Adı geçen eser

a.g.m.   Adı geçen makale

Akt.     Aktaran

b.         Baskı

bkz.      Bakınız

C:         Cilt

Çev.     Çeviren

Haz.     Hazırlayan

s.          Sayfa

S:         Sayı

TTK    Türk Tarih Kurumu

Yay.    Yayınları/Yayınevi

II. TERCÜMAN GAZETESİ’NDE YAYINLANAN BAŞLICA YAZILAR BİBLİYOGRAFYASI (1883-1915)

MAKALELERİN BAŞLIK VE YAZARI

YIL

SAYI

Editörden 1883 1
Kırım’ın Rusya’ya İltihak Dönemi 1
Gazete Nedir? Gazete Ne İşe Yarar? 2
Müslüman Birisi Gazete Okumalı mı? 2
Bilim 2
İslam Tarihi 5,7,8,22,23,24, 25, 28
‘Kafkas’ Gazetesinin ‘Tercüman’ Hakkındaki Değerlendirmesi 6
Daktilo (Yazı Makinalarının Ortaya Çıkışı Üzerine) 7
Kasım Müslümanları 7
İslamiyet’in Kaderi 8
Hadce Müslümanlarına Cevap 10
Rusya Müslümanları Hakkında Bir Çift Söz 11
Öğretmen 14
Kırgız-Turgay ve Ural Bölgelerinin Durumu 14
Çalışma ve İlerleme 15
İslam ve Medeniyet 16
Bize Ne Lazım? 17
Rusya Müslümanlarının Eğitimi 22, 23
Yaşlı Derviş İle Sohbet 22
‘Tercüman’ın Yarım Yıllık Yayımı 24
Okul ve Medrese Eğitimi 24
Rusya’daki Müslümanların Sayısı 1884 2
Arkadaşlara Hitap 14
İslam Medeniyeti (1. Bölüm) 23
İslam Medeniyeti (2. Bölüm) 24
İslam Medeniyeti (3. Bölüm) 25
İslam Medeniyeti (4. Bölüm) 27
İslam Medeniyeti (5. Bölüm) 32
İslam Medeniyeti (6. Bölüm) 35
İslam Medeniyeti (7. Bölüm) 40
İslam Lisanları, Yazan: Ahmet B. 33
İslam Medeniyeti (8. Bölüm) 1885 1
Abonelerin Bölgesel Sayısı ve Sosyal Durumu 1
Çara Sadakat ve Vatan Sevgisi-Görevlerimiz 1
Türkiye’de Hayat ve Basın-Röportaj 9
Türk Şairlerinin Temaları 10
Kırım Vakıfları 12
Meşyarın Doğuşu Hakkında 12
Rusya Müslümanları Üzerine 8
Bosnalı Müslümanlar 5
Bilimimiz, Yazan: Habibullah Efendi 7
İslamî İlimler 11
Tercüman’ın Pavlador Özel Muhabirinden Bir Mektup 26
Arap Medeniyeti, Yazan: Lebona (Fransız Oryantalist) 27
Rusya Müslümanları Üzerine (Orta Asya Müslümanları) 8
Orta Asya’ya Rus Askeri Harekatı 21, 22, 23, 24
Zamanın Meyveleri, Yazan: M. İskenderov 8, 9, 11, 12, 13, 15, 16, 19, 20
Hayat Mücadelesi 1886 10, 11, 12
Sosyal Görevler 13
Prus Midesi 13
Kazan Müslümanları 24
Kırım Müslümanlarının İlgileri Nelerdir? 27
Müslümanların Kaygısızlığı Üzerine 31
Tatar Dilinde Amatör Temsil 32
Kastromay Civarındaki Tatar Köyleri 35
Türk Milletinin Büyük İlim Adamları (Kadı-Zade Rumi) 36
Redaktör Gaspıralı’nın Tiflis’teki Edebi Konuşması 38
İlim Üzerine Birkaç Söz 42
Kafkaslarda Birkaç Gün 44
Kadim Türk Kitabı ‘Kutadgu Bilig’ 47
Türk Halkları 49
Son Kırım Hanı Şahin Giray 50
XIII. Yüzyıl Gümüş Para Hazinesinin Bulunuşu 51
Macar Ulusunun Menşei 1887 12
Müslüman Halklar Medeniyeti Üzerine 17
Müslüman Kadın Emeği 24, 27
Topraksız Kırım Müslümanları Üzerine 30
Putperestler Niçin İslam Dinini Kabul Ediyorlar? 36
Vatanımıza Karşı Avrupa Entrikaları 37
Fransa Mektupları, (Yazan: Molla Abbas Fransovi müstearıyla Gaspıralı) 4-9, 11-13, 15, 17, 19, 20, 22, 24-29, 31-40
Rusya’da Müslüman Nüfus 40
İslamî Neşriyat 40
Yeni Mektep 1
Eğitim Metodu 15
Tatar Edebi Eserleri 13
Köyde Propaganda ve Eğitim 2
Fransa Mektupları 1888 1-4, 6, 7, 9, 11, 12, 14, 15, 24, 28, 30, 33, 36, 38, 40, 42, 44-46
Kırım’da Tatar Nüfus Üzerine 5
Teke-Türkmenler 9
Kırgızlar 12
Zemzem Suyu 14
Osmanlı 15
Rusya, Çin ve Müslümanlar 17
Bürokrasimiz 18
Şah Timur veya Timurlenk 19
Başkurdistan’a Yardım 20
Aziz Hediye (Kadife Kaplı Kur’an) 23
Erkek ve Kadın Miras Hukukunun Eşitlenmesi Üzerine 31
Kırım Hanlığı 32
1886 Yılında Finlandiya Hariç Rus İmparatorluğu Nüfusu 34
III. İvan’dan II. Ekaterina’ya Kadar Rusya Toprakları 37
Mollalar ve Rus Dili 42
Kırgızlar 43
Eğitim Dosyası 44
Türk Lehçeleri 14
Türkçe Ansiklopedi 34
Müslüman Bürokratlar 30
Müslümanların Ekonomik Durumu 1889 1
Rus İdaresindeki Türkistan Üzerine 2
Şiîlik ve Sunnîlik 4
Aşağıdaki Haberlere Dikkat Ediniz 5
Fransa Mektupları 4, 7, 8, 14
Afrika Mektupları 35, 37, 39, 40, 43, 44, 46
Elizavetpolskoy Vilayeti Nüfusu 18
Senusîler 14
Bahçesaray’da Tatarların Yokoluşu 15
Önceden Olmamıştı 22
Camekan Bırakmayın 23
Rusya’da Müslüman Basını 25
Eğitim Üzerine 31
Rus Dilinin Önemi 34
Şovalye Akını 46
Eski İslam Sikkeleri 27
Çeremisi (Kuban Tatarlarının Ruslarca Asimilasyonu) 28
Müslüman Kadına Neyi, Nasıl Öğretmeli? 33
Batalpaşin Müslümanları 33
Okul Faaliyetleri 36
Yerlilerin Mektubu 24, 27
Çin Müslümanlarının Menkıbeleri 38
Çin Sınırları (M. Z. R. Oğlu) 1890 4
Dikkat! (‘Moskovski Vedemosti’ Gazetesindeki Makaleye Cevap) 4
Zincirli Medrese 6
Kuban Tatarlarının Göçü Üzerine 10
İslam Eğitimi Üzerine 10
Türk Lehçeleri, Yazan: Cantemirov 12
Üretim Sorunu 35
Zincirli Medrese ve Kuralları 39
Kur’an, Halife Osman Nüshası 41
Yeni Okullar (Mektepler) 41
“Rusya Müslümanları” Onuncu Yıldönümü 44
Amazon Ülkesi 28, 29, 36, 38, 42, 44-46
Kafkas ve Azerbaycan Tatarları Şiiri 3, 35
Harem (?) 8
Amazon Ülkesi 1891 1-3, 14, 15
On Sene Ötesi (Rusya Müslümanları Risalesi Hakkında) 3, 4
Saratov Tatarları, Yazan: Kuramikin 5
Sibirya Müslümanları, Yazan: İbragimov 5
1200 Kiloluk Mersin Balığının Tutulması 6
Avrupa Yakasındaki Rusya’da Evcil Hayvanların Miktarı 7
Dünya Nüfusunun Miktarı (1890 yılı) 9
‘Kafir’ Sözcüğünün Anlamı 11
Gaspıralı’nın İngiliz Gazetesi Times’a Verdiği Cevap 10
Emek-İnsan, Toplum ve Devletin En Önemli Desteğidir 13
Rusya’daki Meyhanelerin Resmi Sayısı 13
Başka Milletlere Göre Biz Neden Gerideyiz? 22
Medreselerdeki Eğitimin Usul-i Savtiye İle Geliştirilmesi 23
Buhara 23-25
Astrahan Şehri Hakkında Bazı Tarihi Rakamlar 34
Kabartay’daki At Çiftçiliğinin Gerilemesi 37
Gerekli Tedbirleri Almak 38
Bayan Eliseeva’nın Rusya Müslümanları Hakkındaki Konuşması 41
Filolog Taftazani 40
Okuyuculara 43
Resmi Dil Hakkında 44
İstanbul’daki Ayasofya 45
Halkın Uyanışı ve Aydınlatılmasında Müslüman Gençlere Özen Göstermenin Önemi 33
Eliseeva’nın Rusya Müslümanları Hakkında Yeni Konuşması 1892 2
‘Russkaya Jizn’ Gazetesindeki ‘İslam Bilgileri’ Konulu Makale Hakkında 12
Müslümanların Eğitim ve Medeniyetlerini Yükseltmeleri İçin Ne Yapmalıyız? 37, 43
Göç Hareketleri Hakkında 47
Türk Dili Hakkında 3
Bahçesaray Usul-i Savtive (Fonetik Usul) Okulunun 10. Yıldönümü 4
Önemli Genelge (Yerli-Rus Okulları İçin) 6
Usul-i Savtive Okullarının Rusya Genelinde Yayılması 6
‘Evlenmek Su İçmek Değildir’, Yazan: F. Koçarlı 34
Yerli-Rus Okulu 36
Müslümana Ne Gerekli? 41
Yabancı Yaşamdan 4, 5, 7-11, 13-15, 18, 20-23, 35, 46
Hoca-Seyyah 4
Buhara ve Bahçesaray 1893 4
Tercüman Gazetesinin Redaktörlüğüne Tebrik Mektubu 7
Rusya’daki Okul ve Meyhanelerin Sayısı 9
Elizavetpol (Gence) Şehri 10
Müslüman Aydınlarla Konuşma 11
Vaiz Hakkında Konuşma 17
Tercüman Gazetesi’nin 10. Yıldönümü İle İlgili Şenlik 13
Bahçesaray’dan Taşkent’e Kadar Bir Gezi 30
Usul-i Cedid Okullarının Başarıları 6
Müslümanları Aydınlatma Konusundaki Başarılar 10
Alfabe Kitabının Hikayesi 18
Felsefe (Felsefe Hakkında Bir Öykü) 18
Saadettin Taftazani 32
Eliseeva’nın ‘Russkiy Obzor’ Gazetesindeki Müslüman Dervişler Konulu Makalesi Üzerine (Redaktörden Cevap) 33
Burhaneddin Merginani, Alim, ‘Hidaye’ (Şeriat) Kitabının Yazarı 33
Usul-i Savtiye İle İlgili Kitap (Tercüman Redaktörüne İthaf Edilmiştir), Yazan: Ufa’dan Şakir İzmuhammedov 34
Okul ve Medresede Reform 41
Alektorova’nın ‘Orenburgskiy Listok’ Gazetesindeki Makalesine Açıklama 43
Dünya Ülkelerinin Tayini 32
Kudüs. Yazar: Kuddüs Şerif 37
Bahçesaray’dan Taşkent’e Kadar 29-38, 40-43
Arslan Kız 12, 14, 16, 23, 24
Arslan Kız 1894 1, 2, 4, 6, 7
Evlilik Törenlerinin Masrafını Tanzim 1
Müslüman Medrese Hakkında 4, 8
Mübarek Ramazan 9
Usul-i Cedid Okullarının Eski Okulların Kapanmasına Yol Açması 7
Müslüman Halkın Ölümü Hakkında İstatistikî Belgeler 11
Halife Ali’nin Talimatı 13
Doğu Hayatından 3, 6, 9, 13, 16, 19, 23, 30, 39
Bizim Hayatımızdan 1, 4, 7, 10, 11, 17, 20, 27
Batı Hayatından 2, 5, 8, 18, 21, 38, 40
Yabancı Hayatından 12, 15
Çin ve Japonya 33
Rusya’daki Müslümanların Hayatından 48
Kair Gazetesi Haberine Göre Çin’deki Müslümanların Sayısı 19
Okul: İlim Kaynağı 34
Çin-Japon Savaşı 37
Perm Vilayetindeki Müslümanların Sayısı 37
Mektepdar Vatandaşlar 47
Kırgızlar Hakkında 13
Ters Oblastına Dağlıların Göçmesi Hakkında 15
Tatarlar İçin Fidanlık Kursları 19
Kırgızların Doğuşu 22
Rusya Hakkında Müslümanların Yayınları 23
Redaktörün İstanbul Seyahati 25
Geçmişte ve Gelecekte Medrese I 47
İngiltere ve Sömürgeleri 28
Geçmişte ve Gelecekte Medrese II-III 1895 1, 4
Kafkasya’daki Müslüman Halkın Eğitimi 7
Bakü’ye İlginç Bir Ziyaret 3
Doğu’daki Gazetecilik 4
İslam Toplumunda İmamın Rolü 8
1894 Rusya Nüfus Sayımına Göre Nüfusun Sayısı ve Etnik Dağılımı 9
Murmanske Şehrindeki Deniz Limanının Geleceği Üzerine 15
Gazetemizin Amaçları 21
Ermeniler Hakkında Rusça Yayınlar 33
‘Yenisey Yazıları Hakkında Deşifre Sonuçları’, V. V. Radlov Raporu 38
Halife Ömer’in Kudüs’ü Fethinde Patrik Safranino’ya Fermanı 36
Tercüman Gazetesi’nin Amaçları 42
Ermeni Çalkantıları Hakkında İngiliz Gazetesinin Haberi 44
Gerilememizi Nasıl Açıklayabiliriz? 45
Usul-i Savtiye Öğretimi İçin Mollalar 45
Hayatımızdan 6, 11, 19, 23
Batı Hayatından 8, 13, 18, 37
Doğu Hayatından 10, 16, 22, 29, 40
Batı ve Doğu Hayatından 24
Doğu ve İngiltere 29
İslam İçin Gelişme ve Yayın Moda Değildir 1896 4
Halk İçin Toprağın Önemi 5
Halk İçin Bilimin Önemi 6
Okulun Önemi Hakkında Kasımov’un Mektubuna Redaktörden Cevap 24
Müslüman Kadın Doktorlar 28
Şeriat Kızların Okumasına İzin Veriyor 36
Bilim ve Zenginlik 40
Gürcistan’daki Müslümanların Sayısı 40
Altı Yaşındaki Kız: Afuz (Kur’an’ı Ezbere Bilmesi) 43
Göçmen Rusların ve Yerli Kırgızların Hakları 44
Usul-i Savtiye İle Eğitime Karşı Hücum 46
Müslümanlar Neden Sanat Okullarında Okumuyorlar? 47
Hayatımızdan 16
Rus Göçmenlerin Kırgızları Verimli Topraklarından Çıkarmaları 1897 5
Dünya Nüfusunun Miktarı ve Tahmini Bir Yıllık Nüfus Artışı 6
Manevi Konuşmalar 13
Biz Müslümanlar Diğer Rusya Milletlerine Göre Neden Gerideyiz? 22
Milli Eğitimin Esas Kaynakları 25
Kırım’ın 1895 Nüfus Sayımı 25
Doğu Hayatından 14, 18, 24, 28, 41
Yabancı Hayatından 25
İstanbul Hayatından 26
Hayır Cemiyeti Yasası, Organizatör ve Kadro 29
Hindistan 34, 35
Bize Ne Lazım? 37
‘Türkistan Bakanlığı’nın Dikkatine 46
Zorunlu Açıklamalar 1898 4
Cengiz Han Hakkında Kitap (İmparatorluk Kütüphanesine Britanya Müzesinin Hediyesi) 5
Bahçesaray’daki Buluntular 17
Türkistan Haber Bültenindeki ‘Bahçesaray Barışçıları’ Hakkındaki Makale 28
Önemli Soru (Türkistan Haber Bülteni’ne Cevap) 32
Örnek ve Hayır İşi 38
Önemli Konuşmalar (Türkistan Haber Bülteni’nden Makale) 43
İslam Eğitimine Kaynak 44
Usul-i Savtiye İle Eğitim Hakkında Bilgi Almak İçin Bahçesaray’a Gelen İnsanlar 35
Rusya’daki Usul-i Cedid Okulları 36
Okuyuculara Hitap 51
Kasim Hanımlarından Tercüman Redaktörlüğüne Usul-i Savtiye İle Eğitim Hakkında Bir Hitap 1899 1
Halife Ali’nin Özlü Sözü ve Bilim Adamları 2, 3
1898 Yılı İstatistiklerine Göre Rusya’da Cinayet Bilgileri 5
Katerina II’nin Kırım Tatarları Hakkındaki Fermanı 9
Rusya’nın Tarihi Öyküleri 12, 13, 14
Rusya’nın Tarihi Öyküleri (Moğolistan Zamanı) 15
Rusya’nın Tarihi Öyküleri 16-18, 20, 21, 23, 25, 28, 31
Bahçesaray Şadırvanı 19
Kırgızlar ve Sömürgeleştirme 23
İki Tür Medeniyet 30
Filipin Adalarındaki Müslümanlar 37
Edebi Yazı 39
Usul-i Savtiye İle Eğitim Hakkında 38
Tavri Vilayetinin Nüfusu (1897) 40
Orenburg Vilayetinin Nüfusu (1897) 41
Türk Deyimleri 44
Bakü’nün Nüfusu (1897) 45
Genel Tarih Denemeleri 47
Müslümanların Hayatından 48
Genel Tarih Denemeleri 1900 1-18, 20-25
Müslüman Kitap İşi 3
Yabancı Eğitime 14
Halkın Geleceği 28
Rusça Eğitiminde Mollalar 39
‘Tercüman Gazetesi’nin Amaçları 40
Ana Dilde Eğitim 42
Usul-i Savtiye Hakkında 44
20. Asır Ne Getirecek? 1901 1
Çin Müslümanları 3
Tarihi Monografi ‘İslam Dünyası ve Uyanışı’, Çervanski’nin Büyük Hatası 13
Özbeklerin Doğuşu ve Efsaneleri 20
Japon Atasözleri 21
Ramazan 43
Kızların Eğitimi 26
Göç Üzerine 38
Sp-b. Kütüphanesindeki Halife Osman Kur’an’ı 44
Tatarlar Kırım’dan Neden Göçüyorlar 46
1897’de Rusya Nüfusu 47
Aydınlanma Tarihinden 48
13. Yüzyıl Tarihi Anıtı 1902 9, 10
Bay Miropeev’in Gaspıralı Hakkındaki Hatası 11
Doğu ve Batı (Gaspıralı’nın Makalesi) 12
Gaspıralı’nın Hanımına Sürpriz Yazısı 15
Tekrar Göç Üzerine 18, 20
Kasım Tatarları ve Avrupa Medeniyeti 18
‘Ay Gönül!’ Seytabla Özenbaşlı’nın Kırım Tatarları’nın Göçü Üzerine Şiiri 20
Göç Üzerine 17
A. S. Puşkin (Şiir Tercümeleri) 18
Moskova Haber Bültenine Cevap 22
Süyümbike-Kazan Kraliçesi 39
Çuvaş Vasileri Rusça Kitapların Müslüman Dillerine Çevrilmesine Neden İzin Vermedi? 45
Taassup (Ostroumov’un ‘Kur’an’ın Tektanrıcılığı ve Taassubu’ Kitabı Üzerine 46
Rus Dilinin Öğrenilmesine İmkan Verilmesi 45
Rus Basını ve İlk Rus Gazetesinin İki Yüz Yıllık Dönemi 1
‘Tercüman Gazetesi’nin Yayımının 20. Yıldönümü 13
Andican’daki Şiddetli Deprem 1
Halkın Konuşması 19
Vicdan Huzurundan Daha İyisi Yoktur, ‘Şarkî Rus’ Gazetesine Redaktörden Cevap 31
Problemin Kaynağı Nerededir? (Boşanma Sorunları) 36-39, 45, 49
Kolaylaştırılmış Alfabe (İran’dan Rıza Han) 39
Müslüman Halkın Durumu 47
Müslüman Hakları ve Rus Yasası 48
Önemli İş 8
Esrarengiz Memleket, Yazan: Gaspıralı 46, 47, 49, 51
Tercüman Bayramı (Russkiy Vostok, Şarki Rus) 9
Esrarengiz Memleket (Devam) 1904 No: 2, ara vererek, No: 103
Zekat Hakkında 1, 3, 6, 9, 13, 16
Evlilik ve Boşanma, Yazan: Gaibov 21, 23, 25, 28, 30, 32, 34, 36, 39, 58
İnanç ve Batıl İtikat 52, 53
Mısır Müftüsü 55, 56, 57
Japonlar (Elize Reklü) 11, 12
Okul Sorunları 71
Ne Yapmalıyız? 96
Kırımlıların Hizmeti, Yazan: İsmail Müftizade 18
Redaktörlüğe Bir Mektup (Hane Alankova) 19
Türk Fanatizmi (A. Kırımski’nin ‘İslam Tarihi’ Hakkında) 30
Bir Yanlışlık (H. P. Ostroumov’un ‘Kur’an ve İlerleme’ Kitabında Gaspıralı Hakkında) 34, 35
Doğu Gazetecilerinin Dikkatine 63
Panislamizm 78
Müslümanların Akıllarında Kaynaşma 85
Kadın Sorunları 88
İnsanların Amacı, Sorunları ve Tatarların Özellikleri 90
Rusya Müslüman Nüfusu (1897) 103
Öbür Dünyadan 104
Boşanma Sorunları 21, 23
Öbür Dünyadan 1905 1, 2
Esrarengiz Memleket 1
Doğu Sorunu, Yazan: Gaspıralı 9, 10-12
Yüksek Yasalar (17 Nisan 1905) 3
Önemli Zaman (Tatar Tarihi Hakkında) 19, 20-23, 26, 29
Mekanik Ruslaşma Teorisi 23
Yüksek Yasa 33
Kırım Temsilciliği Saint-Petersburg’da 38
Geçmişte ve Gelecekte Medrese 35-37
İnanç ve Akıl, Yazan: Gaspıralı 45, 48
Müslüman Kongreleri 48
Yine Temsil Üzerine 41
Tatar İlerleme Partisi 52
Müslümanların Okul Sorunları 52
Müslüman İlerleme Partisinin Toplantısı 56
Müslüman Hayatından Sayfalar 63
Düşünmeliyiz 64
Müslümanlar Kongresi 67
Feodosiya (?) 76
Müslüman Hayatından (Mustafa Kemal) 62
Yeni Şartlarda Müslümanlar 66
İslam Medeniyeti Tarihi (U. Lemanov) 76
Kuğular Şarkısı (Basın Özgürlüğü Beyannamesi) 87, 88
Müslüman Mitingi 88
Müslüman Programları 89
Dil Sorunları 90, 91
Yine Dil Konusu 95
Kırım Müslümanları Toplantısı 96-99
Dil-Dil-Dil (Gaspıralı) 103
Rus Müslüman Birliğinin İkinci Toplantısı 105
Tarihi Sonuç 72
Tüm Halkın Ölümü 78
Türk-Tatar Alfabesinin Rus Alfabesine Çevrilmesi Hakkında Gaspıralı’nın Görüşü 122
Güneş Doğdu, Yazan: Gaspıralı 92, 93, 103, 106
Yüzyıl Sonra (Gaspıralı’nın Romanı) 101, 104
Türkistan’ın Yeni Tarihi 110
H. İ. İlminski’nin Pobedonostseb’e Gizli Mektupları 108, 109
Egemenliğin Birinci Yılı 1906 119
3. Müslüman Kongresi 119
Bilimsel Edebi Sözlük 1
Yeni Türkistan Tarihi 17, 18, 20, 32, 33, 39, 57, 59, 69, 84, 87, 89
H. İ. İlminski’nin Pobedonostseb’e Gizli Mektubu 1
Güneş Doğdu 2, 6-10
Yüzyıl Sonra (Gaspıralı’nın Romanı) No: 8, ara vererek No: 81
Sosyalist Sekt 62, 64-70, 72, 74-76
Terazi (Akıl) (Edebiyat ve Yaşamımızın Eleştirisi) 86, 88, 101, 104-106, 108, 117, 120, 121, 127, 143
İmparatorlar Hakkında Konuşma 144, 245
Dünyanın Sonu (Ahir Zaman. O. Akçokraklı. L. N. Tolstoy’un Makalesine Cevap) 5
Biz Tatar mıyız, değil miyiz? 5, 6
Mısır Gazetesinin Makalesine Tercüman’dan Cevap 15
Basınımız 43
Çin’de İslam Varlığı İle İlgili Bilgi 35
Basınımız 33
Kırgızlar’ın Rus Hakimiyetine Girişi, Yazan: Hüseyin Havace 44, 45
Müslümanlar ve Devlet Duması 47
Müslümanlara Milliyetçi Parti Gerekli midir? 50, 52
Petersburg Toplumu “Doğuyu Aydınlatma” 53
Kırım Müslüman Toplumu 57
Toprak Reformu Hakkında Ne Diyebiliriz? 56
Basınımız (Rus Dilinin Yaygınlaşması) 51
Gayret (Amaca Ulaşmak İçin Nasıl Çalışmalı) 49, 61
Dini Tarihimiz, Yazan: Ridayettin Fahreddin 49
Basınımız (Panislamizm Hakkında) 56
Gaspıralı’dan Devlet Duması Milletvekillerine Açık Mektup 59
Tatar Kırmızı Sesler 61
Tercüman Çığırı (Çağdaş Hayatta Gazeteye Bakış) 62
Rusya’da Büyük Çiftçiler Nereden Geliyor? 67
Partimizin Programı 71
Zaman İhtiyacı Sorunu 73
Çin Müslümanları, (Yazan: A. Sur) 79, 80, 82, 83
Çocukların Terbiyesine Dikkat 79
Müslümanların Nijniy Novgorod Toplantısı 93-95
Üçüncü Halk Meclisi 96-97
Üçüncü Konferans Kararları 98
‘Rusya’ Gazetesine Cevap 106
Terazi (Hayatımız ve Kültürümüz Hakkında Bilgi ve Kritik) 106
A. Mediyev’in Dumada Kırım Toprakları Hakkındaki Konuşması 101
Türk Yasaları (Türk Tarihi Hakkında Konuşma) 90-92, 94-95
Ruslar ve Müslümanlar 111
‘Siyasi Bayram’ veya ‘Halk Egemenliğinin Yıldönümü’ 113
Siyasi Parti Programı 118
İslam Edebiyatı Hakkında Sorular 128-129
İslam Alfabesinin Rus Alfabesine Çevrilmesi 135
İslam Birliğinden Vazgeçmeyin 136
‘Esrarengiz Memleket’ veya ‘Daru’l-Rahat Müslümanları’ 141
Edebi Dilimizden 142
Türk Tarihi 145
Cesur Timur’un Seyahati 145
İmparator Hakkında Konuşma (Rusların Kazan’ı Ele Geçirmesi) 145
Gereksiz İş (Rus Alfabesine Geçiş) 122
İkinci Kırmızı Gazete 64
9, 44, 51, 56
Basın 60, 82
Türkiye’deki Tatar Göçmenleri 17
Avrupa’daki Halk Kütüphaneleri (O. Akçokraklı) 18
Beyaz Demet (Narimanov’un Yeni Edebiyata Katkısı) 22
Yirmi Yıl Sonra 13
Eğitim ve Nasihat Soruları 31
Kadınlar Alemi 6, 35, 36, 37
Ha-Ha-Ha (Dergi) 2, 3, 5, 7
İmparator Hakkında Konuşma (Rusların Kazan’ı Ele Geçirmesi) 1907 3, 7
Türk Dili ve Onun Medeniyet Faaliyeti 16
Mediyev’in Gos. Dumaya Üye Oluşu Hakkında 16
Terazi (Müslümanlar Nasıl Okuyorlar?) 18, 34, 37
Türkistan’daki Eğitim 22, 23
Türkiye’nin Gerçek Durumu 24-31
Halk Toplantısı Grup Talimatı 27
Hayat ve Ölüm Sorunu (Toprak Hakkında) 32
Birbirini Anlamak ve Arınmak 35
“Yaşasın Türklük” Başka “lük” Gerekmez 36
Arkadaşlar, Söyleyin, Sonuç Ne Olacak? 29
Yazma Hakkında Konuşma 31
Gos. Duma Üyesi A. Mediyev’in “Bizim Topraklar Rus Pomeşçiklerin Eline Nasıl Geçti?” Başlıklı Konuşması 37
Gos. Duma Üyesi A. Mediyev’in Açık Mektubu 40
Nijniy Novgorod’da Müslüman Kongresi 50
Doğru Söz 50
Müslüman Talimatı 88
Bakü ve Elizavetkul’daki Gizli Konferanslar Hakkında “Novoe Vremya” ve “Golos Moskvı”’nın Görüşleri 46
Eğitimli Sınıf 52
Şakir Efendi’ye Cevap 39
Müslüman Birliği Toplantı Kararı (N. Novgorod) 57
Kimseyi Öldürmeyin (L. Tolstoy’un Bakışı Hakkında) 59
Mutluluk Nedir? 74
Rusya Müslümanlarının Gerçek Durumu ve İlmi Gelişmesi (Gaspıralı’nın Mısır’daki Konuşması) 73
İlköğretim Mecburiyeti 73
Müslümanları Asırlık Uykularından Uyandırmak İçin Bütün Müslümanlar Kongresini Toplamak Gerekir (Mısır Konuşması) 73
Gaspıralı’nın Mısır Kongresindeki Konuşması 75
Gelişmiş İslam Toplumları 76
Türkiye Tarihi (Yazan: Necip Asım) 85, 86
İslam Toplumu 85
Okuyucuya 86
Eski ve Yeni Bakışlı Adam 14, 18, 34, 37
Özel Bilim Günü (50. Yıl, P. Barudi) 13
Mısır’dan Mektup (Yazan: Abdullah Cevdet) 14
Gaspıralı’nın Cevabı 14
Türkçe Dil Mecburiyeti 16
Basın 5, 20
Rus Üniversiteleri ve Müslüman Öğrenciler 20, 21, 23, 24, 25
Hususi Faaliyet 23
Önemli Belirti 39
Umumi Hayret 56
Yakut Türklerinden Örnekler 58
İslam Toplumu 81, 83, 85
Okuyuculara 86
Okuyuculara Yeni Yıl Tebrikleri 1908 1
Müslümanların Genel Eğitimi 2
Türkiye Tarihi (Yazan: Necip Asım) 1-13, 15-26
İslam Toplumu 5, 6, 8, 9, 11, 12, 14, 15, 17-19, 21-23
Üç Kongre: Bütün Dünya Müslümanları, Bütün Rusya, Bütün Almanya 26
Dil Sorunu Yaşam Sorunu Kadar Önemlidir 5, 6
Genel Kongreye Dair 5
Tarihi Zamanlar 8-11, 13, 15
İslamizm 19, 20
Bütün Dünya Müslümanları Kongresi (Kongre Gündemi) 26
Bize Ne Lazım? 29
Gazete Redaktörlüğünün 25 Yıllık Mali Raporu 28
Büyük Doğu Sorunu 30, 31, 32
Tercüman Gazetesinin 25. Yıl Dönümü 33
25. Yıldönümü Konuşması (Akçura’nın Konuşması) 33
Rusya Müslümanları, Okul, Eğitim ve Edebiyatı (Yazan: A. E. Krımskiy) 34
Ünlü Macar Şarkiyatçı Vamberi’nin “Müslümanların Kültür Yaşamı” Üzerine Konuşması 34
İngiliz Şarkiyatçı B. Debe’nin Konuşması 34
N. P. Ostroumova, M. A. Miropeeva, S. Çiçerina, N. İ. İlminskiy Gibi Ünlü Misyonerlerin Konuşmaları 34
Yazar Fatih Kerimova’nın Konuşması 34
“Yıldız”, “Erşad”, “Vakıt”, “İdil” Gibi Gazeteler ve Bakü Basınından Telgraflar, Tebrikler, Çin, Semerkand Müslümanlarından, Kazan ve Ufa’dan ve Diğer Şehirlerden Tebrik Mektupları 33, 35, 61, 62, 73, 74, 75, 76,
Açık Mektup (Gaspıralı) 34
Slav Haftası 36, 39, 41, 45
Korumak mı, Yok Etmek mi? (A. Arif) 35, 39, 40
Öğretmen Seminerleri Hakkında Sorun 41
Molla Abbas Fransovi İle Tesadüfi Karşılaşma 42, 44, 49, 51, 65, 67
Buhara’da Ne Gördüm? (Gaspıralı) 57, 58, 60, 63
İki Türlü Ölüm 59
Basınımız 66, 68, 69, 74, 75, 77
Müslüman Kongresi 73
Milli Mecburiyet 81
Önemli Soru 81
Tarihi Sonuç 72
Tüm Halkın Ölümü (Kırgızlar Hakkında) 78
Kısıtlama Değil, Örnek Olabilir (Gaspıralı) 3
Şahtinski ve Müslüman Kongresi 14-16
Bütün İlköğretim 4
Milli Bayram (Gaspıralı’nın Makalesi) 30-31
Dil Sorunu 30, 33
Muhterem Hocamız Gaspıralı’ya (Ufa’dan) 33
Milli Bayram 28
Muhterem Gaspıralı’ya (Vakıt Gazetesi’nden) 31
Dil ve Sorumluluk (Gaspıralı) 1909 13
Yine Panislamizm Üzerine (G. Vamberi’ye İthaf) 28
Dil Sorunu (Süleyman’ın Makalesine Cevap) 30-33
Türklerin Tarihi (İstanbul’da Çıkan Bir Dergiden Makale) 2, 4, 5, 9-11
“Doğru Yol” Dergisinden Bilgiler 26
Gaspıralı İle İstanbul’da Bir Buluşma (Ahmet Mithat’ın Gaspıralı Hakkında Konuşması) 31
Basınımız (Dil Birliği) 34
İslamcılık ve Kadın Hakları (Yazan: F. A. Cevdetova) 35
Basınımız (Yeni Dergi “Molla Nasrettin” Hakkında) 36
Basın ve Tenkit 47
“Tercüman” Neriman Nerimanova Hakkında 38
Yeni Bakışla Eski Çağlar 17, 19-21
Rus Milli Birliği (Gaspıralı’nın Makalesi) 5
Türk Bayramı (Saltanatın 610. Yıldönümü) 5
Tatar Mektupları 6
Dil ve Sorumluluk (Gaspıralı’nın Makalesi) 13
Sertaclı Alim Şeyhislam’a Açık Mektup 32
“Doğru Yol” Kitabı 36
Basın 34, 36
Türk-Tatar Milletinin Dil Birliği 34
Neden Tatar Ticareti Yavaş Yavaş Yahudilerin Eline Geçiyor 2, 8
Ekatarina’nın Kırımı Ele Geçirmesindeki Bazı Avantajların Yok Oluşu 4, 5
Sosyal Atalet (Kadınların Sorunları) 5
Felsefi Düşüncenin Doğuşu 2
Merhamet İlahiyatı 6
Baş Alfabe (Latin Alfabesine Geçiş, Akçokraklı) 7
İslami Eğitime Giriş 11
İsmail Müftizade’nin “Gos. Duma” Hakkında Konuşması 12
Bahçesaray’daki Tatarların Ölümü (Dr. Fedorov’un Mektubundan) 19
Kadınlar Hakkında (İ. Gaspıralı) 26
Yine Eğitim Sorunları (Meclis Kararları) 36
Misyoner Kongresine 27, 28
Rusya’nın İslam Siyaseti 45-48, 52
Bakın Kardeşler! 37
Şiîler Kimdir? 43
Lev Tolstoy Hakkında 45
L. Tolstoy’un Ölümü Üzerine 46
Kadınlar Alemi 44, 46
“Ay Nenni”, Abdullah Tokay’ın Şiiri 44
Bazı Hikmetli Sözler 46
Bazı Hikmetler 46
L. Tolstoy’un Hanımı Sofiya Andreevne’ye Yazdığı Mektup 51
“Doğru Yol” Kitabı (İ. Gaspıralı) 2
İslam Toplumunun Ekonomik Durumu 31
“Kadınlar Alemi” (Tercüman’a Ek) No: 28’den ara vererek No: 53’e kadar
Müslümanların Kültür Hayatı (G. Vamberi) 107, 113, 124, 129
Rusya’nın İslam Siyaseti 1911 3
Revizyon ve Arama 8
Araştırma 16
Hatalı Milliyetçilik 31
Tekzip (Bahçesaray Hakkında Bir Turist Makalesi) 14
“Maymun ve Gözlük” Krilov (O. Akçokraklı Çevirisi) 12
Genel Program-Yeni Büyük Sorun 46
Medrese İçin Yeni Programlar veya Sorular 50
“Kadınlar Alemi” (Tercüman’a Ek) No: 3’den ara vererek no: 52’ye kadar
Bütün Dünya Türkleri (Ahmet Agayev) 1912 5, 10, 15
Yetim Çocuk (Yaya Bayburtlu) 11
Tatar Milleti (Gaspıralı) 20
Okuryazarlık Üstüne (Gaspıralı. Hindistan) 18, 21, 24
Öğretmen Sorunları 33
Şehir Gazetelerinden 22
İslam İşleri 28
“Dilde, Fikirde, İşte Birlik” Şiarı İle Tercüman’ın Yayını Ekim
Çocuk Dünyası 1, 3-12, 17-24, 26, 27, 38, 40
Geleceğimiz (Anadil ve Okuryazarlık) 1913 7-9
Kızlar Yaralılara Nasıl Yardım Ettiler 47
Öğrenmek ve Öğretmek 57
Kadın Hakları Üzerine (Hanife İsaeva) 74
Yine Kadın Hakları (Hatice İsmetova) 91
Dil, Ortografi ve Yayın Sorunları (A. S. Ayvazov) 94
Prof. Gordlevski’yi Ortografi Takdiri 86
Odesalı Sarfiye Öğrenciden Ortografi Hakkında Bir Mektup 86
Müslüman Öğrencilerin Moskova, Kiev ve Diğer Şehirlerdeki Durumları 110
Bize Okul Gereklidir (Bahçesaray’dan Züleyha Şerifovoy’un Mektubu) 116
Straganov Neden Bu İsmi Taşıyor? O Tatar Kökenlidir (Ayvazov) 119
Türkistan’dan Bir Mektup (Türkistan Kızlarının Durumu) 144
Moskova’daki Öğrencilerinden Gaspıralı’ya Mektup 76
Hayatımız ve Okullarımız (A. S. Ayvazov) 146
Dil Etrafında 169, 170
German Vamberi’nin Ölümü Üzerine 200
Yücelik ve Saygılı Olmak 121
İslamizm-Türkizm. M. İshad’ın Makalesi 213
Tekrar Dil Hakkında (Gaspıralı) 194
Bizim Haklarımız Hakkında Ne Diyorlar? (Yazan: İstanbul’lu Mahmut İshad) 201
Kırım’daki Kadınların ve Kızların Durumu 237
350 Rublelik İki Burs (Süleyman Adci) 151
Geçmişi Bilmek, Geleceği Anlamaktır 4, 5
Basınımız (Gaspıralı) 8
Ortografi Sorunları (Gaspıralı) 66
Yine Dil Hakkında (“Kuyaş” Gazetesine Cevap) 198
Timurlenk-Timur Hükümdarı 1914 27
Müslüman Gençler Hakkında 30
Kırım Tatarlarının Ölüm Nedenleri (Dr. Rivkin) 93
Bahçesaray’daki Kırım Tatarlarının Ölümü 108
Sonuçta Ne Olacak (Kırım-Tatar Kızların Eğitimde Geri Kalması) A. S. Ayvazov 134
Yüce Gaspıralı (A. S. Ayvazov) 195
İsmail Gaspıralı’nın Kısa Biyografisi (A. S. Ayvazov) 195
Gaspıralı (Celal Muinov) 195
Yeni Çağ (Gaspıralı’nın Son Makalesi) 194
İsmail Bey Gaspıralı (İ. Kasımov) 201
Gaspıralı’nın Ölümü (Ali Abbas L.) 202
Bahçesaray’daki Deneme Alanı (Neriman Nerimanov) 202
Gaspıralı’nın Son Ümidi (A. S. Ayvazov) 196
“Tercüman” Okuyucularına (Cafer Seydahmet) 196
Gaspıralı’nın Cenazesindeki Konuşmalar (O. Akçokraklı) 196
Gaspıralı’nın Son Günleri-Vasiyetleri ve Pişmanlıkları-(A. S. Ayvazov)
Rahmetli Gaspıralı (Numan Çelebican) 197
Gaspıralı’nın Hayatının Özellikleri (S. Ayvazov) 198
Gaspıralı’nın Ölümü ve Basınımız (Fatih Kerimov) 199
Büyük Milli Yas (Fatih Kerimov) 199
Diğer Gazetelerde Gaspıralı: İsmail Gaspıralı (Vakit Gazetesi, 14 Eylül) 1584-1587
Ulus Atası (Vakit Gazetesi-Kamil Kerimov) 1585
Gaspıralı-Büyük Öğretmen ve Yönetmen (Turkov) 1588-1589
Gaspıralı’dan Ayrılışımız (Vakit Gazetesi, Rızaeddin Fahreddin) 1583
Gaspıralı’nın İstanbul Gezisi 1914 (“Yıldız” Gazetesi) 1270
Rahmetli Gaspıralı Hocamıza Gazetemizin İthafı (“Yıldız” Gazetesi, 14 Eylül 1914) 1269
Gaspıralı’nın Kısa Biyografisi (“Yıldız” Gazetesi) 1265
Gaspıralı’ya İthaf (“Yıldız” Sunçiye Şiiri) 1268
İsmail Gaspıralı (“Orenburg Gazetesi”) 13 Eylül
Büyük Umutsuzluk (“İkbal” Gazetesi, Bütün Gazete Gaspıralı Hakkında) 14 Eylül
Bakü’deki Anma Toplantısı (Topçibaşeva’nın Konuşması) 14 Eylül
Şarkiyatçı Gordlevski’nin Telgrafı (Tercüman) 197
Petrograd’dan Apraksin’in Telgrafı 202
İstanbul’dan Taziye Telgrafı 199
Şarkiyatçı Samoyloviç’in Telgrafı 199
Bakü’den Taziye Telgrafı 199
Celal Muinov’un Anma Toplantısındaki Konuşması 199
Milli Basın ve Gaspıralı’nın Ölümü 201
Umutsuzluk (Petrograd “İl” Gazetesinden) 201
Türk-Tatar ve İslam Dehasının Ölümü (“Halk” Gazetesi, yazan: Kayum Kulat) 202
Bu Görüş Hakkında Düşünmeliyiz 223
Değerli Kırım Tatarları (Kırım Tatar Bülteni) 238
Kültür Dönemi (Kerim Cemaleddinov) 230
Borisa Glebska’dan Bir Mektup (Cafer Seydahmet) 243
Güney Kırım Yaşamından (Ayvazov) 1915 48
Rusya’da 30 Milyon Müslüman Topluluğu 189
Medeniyetten Geri Kalıyoruz (S. Ayvazov) 192
Milli Hazine-Basın (O. Akçokraklı) 202
Eğer Zamanında Anlayabilseydik (N. Çelebican) 202
Gaspıralı’nın İlkeleri (Altaylı) 202
Tatar Halkının Koruyucusu (Cafer Seydahmet) 202
Moskova Doğu Üniversitesi’nden Tercüman’a Bir Misafir (O. Akçokraklı) 204
Gaspıralı’nın Ölüm Yıldönümü (“Kuyaş” Gazetesinden) 205
Bulgar Tarihi 214
Polonya Müslümanları 230
Prof. A. E. Krımskiy 204
Yine Medeniyetten Geri Kalışımız Üzerine 243
Kırım Tatarlarının Atasözleri, Deyimleri ve İnançları (A. Bodaninski Derlemesi) 199

III. İSMAİL GASPIRALI İLE İLGİLİ TÜRKÇE YAYINLAR BİBLİYOGRAFYASI

A.    Kitaplar

Caferoğlu, Ahmet, İsmail Gaspıralı-Ölümünün 50. Yıldönümü Münasebetiyle Bir Etüd-, İstanbul, 1964, 15 s.

Devlet, Nadir, İsmail Bey-Gaspıralı-(1851-1914), Ankara: Kültür Bakanlığı Yay., 1988, 138 s.

Devlet, Nadir, Rusya Türklerinin Milli Mücadele Tarihi (1905-1917), 2.b., Ankara: TTK, 1999, 347 s.

Ekinci, Yusuf, Gaspıralı İsmail, Ankara, 1997, 108 s.

Hablemitoğlu, Şengül-Necip Hablemitoğlu, Şefika Gaspıralı ve Rusya’da Türk Kadın Hareketi (1893-1920), Ankara, 1998, 672 s.

Kırımer, Cafer Seydahmet, Gaspıralı İsmail Bey, İstanbul, 1934, 248 s.

Kırımer, Cafer Seydahmet, Gaspıralı İsmail Bey, 2.b., Haz., Ramazan Bakkal, İstanbul: Avrasya Bir Vakfı Yay., 1996, 267 s.

Kırımlı, Hakan, İsmail Bey Gaspıralı, Ankara: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yay., 2001, 46 s.

Kırımlı, Hakan, Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916), Ankara: TTK, 1996, 296 s.

Ortaylı, İlber, Çarlık Rusyası’nda Türkçülük Hareketleri ve Gaspıralı İsmail Bey, İstanbul, 1968, 23 s.

Rorlich, Azade Ayşe, Volga Tatarları, Çev., Mehmet Süreyya Er, İstanbul: İletişim Yay., 2000, 392 s.

Saray, Mehmet, Gaspıralı İsmail Bey’den Atatürk’e Türk Dünyası’nda Dil ve Kültür Birliği, İstanbul, 1993.

Saray, Mehmet, Türk Dünyasında Eğitim Reformu ve Gaspıralı İsmail Bey (1851-1914), Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yay., 1987, 146 s.

Ülküsal, Müstecib, Kırım Türk-Tatarları (Dünü, Bugünü, Yarını), İstanbul, 1980, XVI+366 s.

Yaman, Ertuğrul, İsmail Gaspıralı ve Ortak Türkçe, Ankara: Alternatif Yay., 2002, 160 s.

Zenkovsky, Serge A., Rusya’da Türkçülük ve İslam, Çev., Ali Nejat Ongun, Ankara: Günce Yay., 2000, 336 s.

B.     Makaleler

Akbayar, Nuri, “Gaspıralı İsmail Bey”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, C: 3, s. 288-289.

Akpınar, Yavuz, “Gaspıralı’nın Külliyatını Neşre Hazırlamada Karşılaşılan Zorluklar”, Türk Edebiyatı, S: 335, Eylül 2001, s. 12-15.

Akpınar, Yavuz, “İsmail Gaspıralı Bey’in Edebî Tenkitleri”, Türk Dili ve Edebiyatı Araştırmaları Dergisi, S: 9, 1998, s. 87-115.

Altuğ, Nurettin Mahir, “Gaspıralı İsmail Bey”, Emel, C: 4, S: 24, Eylül-Ekim 1964, s. 18-23.

Arıkan, Sabri, “İsmail Bey Gaspıralı ve Cedidcilere Yapılan Suçlamalara Cevap”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, S: 145, Ocak 1999, s. 9-16.

Ayvazoğlu, Beşir, “Gaspıralı İsmail Bey I”, Aksiyon, 3-9 Nisan 1999, s. 62-63.

Ayvazoğlu, Beşir, “Gaspıralı İsmail Bey II”, Aksiyon, 17-23 Nisan 1999, s. 56-57.

Ayvazoğlu, Beşir, “Gaspıralı İsmail Bey (Dilde, Fikirde, İşte Birlik)”, Türk Yurdu, C: 8, S: 7 (353), Ağustos 1987, s. 11-15.

Bozgöz, Aziz, “Avrupa’daki Sosyal Gelişmeler Karşısında Genç Gaspıralı’nın Düşünceleri”, Emel, C: 1, S: 6, Eylül 1961, s. 7-9.

Caferoğlu, Ahmet, “İsmail Bey Gasprinski”, Azerbaycan Yurt Bilgisi, S: 16, Nisan 1933, s. 165-169.

Deliorman, Altan, “İsmail Gaspıralı ve Tercüman Gazetesi”, Türk Kültürü, C: 6, S: 69, Temmuz 1968, s. 53-58.

Devlet, Nadir, “Dünde ve Bugünde İsmail Bey Gaspıralı”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 285-289.

Devlet, Nadir, “İsmail Gaspıralı Sovyetler Birliği’nde Ancak 60 Yıl Sonra Aklanabildi”, Türk Kültürü, C: 29, S: 39, Temmuz 1991, s. 424-429.

Elçin, Şükrü, “İsmail Gaspıralı, Eğitim ve Öğretim Problemleri”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 275-279.

Eraslan, Cezmi, “Türk Dünyası’nda Eğitim Reformu ve Gaspıralı İsmail Bey”, Türk Dünyası Araştırmaları, S: 57, Aralık 1988, s. 190-192.

Ercilasun, Ahmet Bican, “İsmail Gaspıralı’nın Fikirleri”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 329-336.

Ertem, İnci, “Dedem İsmail Gaspıralı”, Türk Kültürü, Yıl: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 325-328.

Gökbilgin, M. Tayyip, “İsmail Gaspıralı 1851-1914”, Bilgi Dergisi, S: 67, 1952.

Göksan, Ayhan, “Gaspıralı İsmail Bey ve Usul-i Ceditçiliği”, Türk Kültürü, Yıl: 2, S: 18, Nisan 1964, s. 126-129.

Göksan, Ayhan, “Gaspıralı İsmail Bey”, Türk Kültürü, Yıl: 2, S: 23, Eylül 1964, s. 23-30.

Gülensoy, Tuncer, “İsmail Gaspıralı ve Anadolu Türklüğü”, Türk Kültürü, Yıl: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 321-324.

Hablemitoğlu, Necip, “Gaspıralı İsmail Bey ve Çarlık Rusyası Hükümetleri”, Kırım, C: 5, S: 19, Nisan-Mayıs-Haziran 1997.

Hablemitoğlu, Necip, “Tercüman’ın Doğuş ve Kapanış Evreleri”, Kırım, C: 5, S: 17, Ekim-Kasım-Aralık 1996.

Hanoğlu, Recai H., “Kırım Edebiyatı, Halk Edebiyatı, Tercüman ve Zamanımız Edebiyatı Devirleri”, Emel, S: 13, 1962, s. 19-21.

Hasmehmetli, Halil, “İsmail Bey Gasprinski’ye Ait Bir Hatıra”, Azerbaycan Yurt Bilgisi, C: 2, S: 16, 1933, s. 162-164.

Hazbiyeviç, Selim, “İsmail Gaspıralı, Pantürkizm ve Polonya İle Münasebeti”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 316-318.

İzidinoviç, Sabri Osmanoviç, “İsmail Gaspıralı ve Kırım Türkleri”, Türk Kültürü, C: 291, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 280-284.

Kafalı, Mustafa, “İsmail Gaspıralı’nın Yayımcılığı ve Gazeteciliği”, Türk Kültürü, C: 291, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 302-307.

Kafalı, Sevgi, “I. Milletlerarası İsmail Gaspıralı Konferansı ve Kırım Tatar Kültür Haftası”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 267-271.

Kafalı, Sevgi, “İsmail Bey Gaspıralı’nın Fikir Dünyası ve Batı Türklüğü”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 290-301.

Kaplan, Mehmet, “Gaspıralı İsmail’in Avrupa Medeniyeti, Sosyalizm ve İslamiyet Hakkındaki Eseri (Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene, İstanbul 1302)”, Türk Kültürü, C: 15, S: 180, Ekim 1977, s. 1-17.

Kara, Polat, “Kırım Güneşi (İsmail Gaspıralı)”, Türk Dünyası Tarih Dergisi, C: 5, S: 57, Eylül 1991, s. 38-44.

Karatay, Zafer, “Zincirli Medrese Rus Ortodoks Kilisesinin mi Olacak?”, Türk Edebiyatı, S: 335, Eylül 2001, s. 21-22.

Kırımal, Edige, “Gaspıralı İsmail Bey”, Dergi, C: 16, S: 62, 1979, s. 60-64.

Kırımal, Edige, “İsmail Bey Gasprinski”, Azerbaycan Yurt Bilgisi, C: 2, S: 16, Nisan 1933, s. 156-161.

Kırımal, Edige, “Kırım Türkleri’nin Milli Basını”, Emel, C: 1, S: 6, Eylül 1961, s. 5-6.

Kırımer, S. Cafer, “İsmail Bey Gaspirinski”, Türk Yurdu, C: 5 (25), S: 36 (230), 1930, s. 48-55.

Kırımer, S. Cafer, “Nurlu Kabirler-Gaspıralı İsmail Bey’in Kabri”, Emel, S: 15, 1963, s. 22-26.

Kırımlı, Hakan, “Gaspıralı İsmail Bey”, İslam Ansiklopedisi, C: 13, İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı, 1996, s. 392-395.

Kırımlı, Hakan, “İsmail Bey Gaspıralı, Yaş Tatarlar ve Tilde Birlik Meselesi”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 384-388.

Köseoğlu, Ahmet, “Dilara Pikeç’ten Gaspıralı İsmail’e”, Yol Kültürü, S: 5, Nisan 1999, s. 80-87.

Kuran, Ercüment, “Rusya Türklerinde Usul-i Cedit Hareketi”, Yeni Türkiye, Yıl: 3, S: 15, Mayıs-Haziran 1997, s. 338-339.

Muhtaroğlu, Vilayet, “Türk Alimlerinin Araştırmalarına Göre Gaspıralı İsmail Bey”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 355-359.

Okay, Nevin, “Esir Milletler ve İsmail Gaspıralı”, Türk Kültürü, C: 2, S: 21, Temmuz 1964, s. 12-14.

Ortaylı, Kemal, “İsmail Bey Gaspıralı Kim İdi?”, Kafkasya, S: 15, 1952, s. 13-16.

Özden, Mehmet, “Ceditçiliğin Tarihinden: Gaspıralı İsmail ve Usul-i Cedit”, Türkiye Günlüğü, S: 29, Temmuz-Ağustos 1994, s. 221-225.

Saray, Mehmet, “Gaspıralı İsmail Bey ve Türk Dünyasında Dil Birliği”, III. Uluslararası Türk Dili Kurultayı 1996, Ankara: Türk Dil Kurumu, 1999 içinde, s. 1005-1010.

Saray, Mehmet, “Gaspıralı İsmail Bey ve Türk Dünyasında Eğitim Reformu”, V. Milletlerarası Türkoloji Kongresi (İstanbul, 23-28 Eylül 1985) Tebliğler III-Türk Tarihi, C: 2, İstanbul: İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Türkiyat Araştırma Merkezi Yay., 1989, s. 557-568. (FS)

Saray, Mehmet, “Gaspıralı’nın Türk Dünyası’nda Verdiği Dil ve Kültür Birliği Mücadelesi”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 305-315.

Saray, Mehmet, “Türk Dünyası’nı Uyandıran Adam: Gaspıralı İsmail Bey (1851-1914)”, Emel, S: 135, 1983, s. 114-133.

Niyazi Subayev, “Mustafa Suphi ve Tercüman Gazetesi”, Akt., Fahri Solak, Tarih ve Toplum, C: 23, Sayı: 134, Şubat 1995, s. 57-58.

Tan, Nail, “Doğumunun 150. Yılında Gaspıralı İsmail Bey”, Türksoy, S: 3, Nisan 2001, s. 6-9.

Taymas, Abdullah Battal, “Ben Onu Gördüm (İsmail Gaspıralı Hakkında Notlar)”, Türk Kültürü, C: 6, S: 69, Temmuz 1968, s. 49-52.

Temizyürek, Fahri, “Usul-i Cedit Hareketi ve Gaspıralı İsmail Bey”, Yeni Türkiye, Yıl: 3, S: 15, Mayıs-Haziran 1997, s. 340-343.

Tural, Sadık, “Gaspıralı İsmail Bey’in Osmanlı Türkiye’sine Tesirleri”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 339-346.

Türkoğlu, İsmail, “Cedidçiler Hangi Zeminde Duruyor?”, Tarih ve Medeniyet, Yıl: 5, S: 58, Ocak 1999, s. 70-74.

Ülger, Ufuk Baykal, “Yenilikçi İsmail Gaspıralı Bey ve ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ Hedefi”, Diyanet Avrasya Kırgızistan, S: 2, 2001, s. 35-45.

Ülküsal, Müstecib, “Büyük Düşünür ve Öğretmen Gaspıralı İsmail Bey”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 347-354.

Ülküsal, Müstecib, “Gaspıralı İsmail Bey”, Emel, S: 24, Eylül-Ekim 1964, s. 2-7.

Ülküsal, Müstecib, “İnkılapçı İsmail Gaspıralı ve Eleştiriler”, Emel, S: 108, Eylül-Ekim 1978, s. 1-8.

Yalçınkaya, Alaeddin, “Cedidçiler’in Bilinmeyen Yönleri”, Tarih ve Medeniyet, Yıl: 5, S: 55, Ekim 1998, s. 26-31.

Yalçınkaya, Alaeddin, “Cedid-Kadim Konusuna Duygusallıktan Uzak ve İlmî Yaklaşalım”, Tarih ve Medeniyet, Yıl: 5, S: 60, Mart 1999, s. 56-59.

Yüksel, Zühal, “Gaspıralı İsmail Bey’in Anadolu Türklüğü’ne Tesirleri”, Türk Kültürü, C: 29, S: 337-338, Mayıs-Haziran 1991, s. 378-383.

Yüksel, Zühal, “Gaspıralı ve Dil Birliği”, Türk Edebiyatı, S: 335, Eylül 2001, s. 16-20.


[1] Cafer Seydahmet Kırımer, Gaspıralı İsmail Bey, 2.b., Haz., Ramazan Bakkal, İstanbul: Avrasya Bir Vakfı Yay., 1996, s. 16.

[2] Hakan Kırımlı, İsmail Bey Gaspıralı, Ankara: Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yay., 2001, s. 5.

[3] Kırımer, a.g.e., s. 17-18.

[4] Kırımlı, a.g.e., s. 6.

[5] Kırımer, a.g.e., s. 25-27.

[6] Kırımer, a.g.e., s. 26.

[7] Nadir Devlet, Rusya Türklerinin Milli Mücadele Tarihi (1905-1917), 2.b., Ankara: TTK, 1999, s. 190.

[8] Hakan Kırımlı, Kırım Tatarlarında Milli Kimlik ve Milli Hareketler (1905-1916), Ankara: TTK, 1996, s. 39.

[9] Kırımlı (1996), s. 40.

[10] Devlet, a.g.e., s. 19 ve 189.

[11] Devlet, a.g.e., s. 18-19.

[12] Devlet, a.g.e., s. 189; Ayrıca bkz. Adil Hikmet Bey, Asya’da Beş Türk, Haz., Yusuf Gedikli, İstanbul: Ötüken Neşriyat, 1998, s. 109.

[13] Azade-Ayşe Rorlich, Volga Tatarları, Çev., Mehmet Süreyya Er, İstanbul: İletişim Yay., 2000, s. 125.

[14] Kırımlı (2001), s. 21.

[15] Devlet, a.g.e., s. 191.

[16] Devlet, a.g.e., s. 191.

[17] Bkz. Fahri Solak, “Türkistan ve Kafkasya İle İlgili Türkiye’de Yapılan Tezler Bibliyografyası”, Akademik Araştırmalar, Yıl: 2, S: 6, Ağustos-Ekim 2000, s. 161-247.

[18] Yavuz Akpınar, “Gaspıralı’nın Külliyatını Neşre Hazırlamada Karşılaşılan Zorluklar”, Türk Edebiyatı, S: 335, Eylül 2001, s. 13.

[19] Geniş bilgi için bkz. Akpınar, a.g.m., s. 12-15.

[20] Söz konusu çalışmaların dökümü için bkz. www.ismailgaspirali.org

[21] Seitgazı Gafarov, “Terciman Gazetasında Basılgan Esas Materiallarnın Kıska Bibliografiyası”, Yıldız, 1989/4, s. 130-144.