|
Ana Sayfa - Hayatı - Eserleri - Fikirleri- Tüm Makaleler - Faaliyetler - Fotoğraflar - Bağlantılar - Arama |
|||
|
Dilde, fikirde, işte birlik ! |
|||
![]() |
İsmail (Bey) Gaspıralı, Pantürkizm ve Polonya ile MünasebetiSelim HAZBİYEVİÇ * Bu tebliğimde İsmail Gaspıralı'nın ne hayatından,
ne de O'nun fikirlerinden teferruatlı bir tarzda bahsedeceğim. Sadece İsmail
Gaspıralı'nın sahibi olduğu ve geliştirdiği (Panislâmizm'e
benzeyen, onunla aynı devrede ortaya çıkan ve hatta aynı vasfı taşıyan)
"Pantürkizm" veya "Panturanizm" olarak bilinen,
milliyetçilik fikrinden bahsedeceğim. Hemen burada Gaspıralı'nın fikirlerinin teknik esasını,
Cemaleddin Afgani'nin "Panislâmizm" mevzusundaki görüşlerinin
teşkil ettiğini kaydetmek istiyorum. Birçok tarihçi ve onların
fikirleri, doğru olarak, Gaspıralı'nın "Pantürkizm"
fikrinin "Panslavizm"e karşı bir reaksiyon olduğunu teyid
etmektedir. Bu reaksiyonun bilhassa "Panslavizm" dahilindeki
"Büyük Rus Milliyetçiliği"ne karşı olduğu
belirtilmelidir; ki, bu nazariye Homyakov vasıtası ile ortaya konmuş ve
Dostoyevski'nin eserlerinde sıkça işlenmiştir. Bugün ise bu fikri, A.
Soljenitsin'in terorik çalışmalarında müşahade etmekteyiz. "Panslavizm"in bir başka cephesi daha vardı;
"Polonya (Leh) Milliyetçiliği". Bu nokta, ilk önce, meşhur
Polonyalı şair Adam Mıtskeviç'in eserlerinde, Yulyuşa Slovatski ve diğerleriyle
az miktardaki romantik Polonyalı şair ve yazarın eserlerinde görülmektedir.
Mıtskeviç'in geneli fikirleri -Homyakov ve Dostoyevski'nin teorik
fikirlerinin aksine- "Panslavizm"in "Büyük Rus Milliyetçiliği"ne
tamamen zıttır. Mıtskeviç'i» teorisine, demokratik bir fikirdir
denilebilir. Zira, O, Rus Çarlarının totaliter diktatörlüklerini
(yani istibdat idarelerini) reddeden, ancak Rus Milleti'ni de dahil eden,
tek bir "Slav Milleti" fikrini savunuyordu. "Büyük Rus Panslavizm"i 19. yüzyılda ve
20. yüzyılın ilk yıllarında bir süre, hayali bir tarzda
"Slavların Birliği"ni tesise uğraşan bir hükümdarlığın
gelişmesi olarak tezahür etmiştir. Hatta bu fikrin kendi bünyesinde,
"Birlik" amacındaki otoritenin yerinin halk veya genel bir zümre
ile değiştirilmesi mümkündü. Mıtskeviç, "Collage de France" de yer alan
"Slavların Kilise Edebi vatı" adlı çalışmalarında,
tarihte milletlerin içinden çıkan ancak milletlerin iradesinin üstünde
yer almış istibdat rejimlerinden ve bu totaliter-idarelerin sebeb
oldukları kederlerden bahsetmektedir. Dolayısıyla, Gaspıralı'nın
fikri, genel olarak "Büyük Rus Totaliterizmi"ne karşı verdiği
mücadele yönüyle de bu noktada tasdik edilmiştir. Zira, Mıtskeviç,
totaliter rejimleri atmış milletleri, günümüzün büyük milletleri
olarak kabul etmektedir. Onun fikrine göre, Cengiz Han da suçludur. Keza
Mıtskeviç bir eserinde, Marksist idareler altındaki Türklerin tekrar
"Cihan Şümul" bir devlet tesis etme fikirlerinin, Cengiz Han
devrinin şartlarından kaynaklandığını iddia etmektedir. Şeriat kanunları, yani "Fıkıh" dahilinde
İslâmî bir nizamın teşkili için her türlü fikrî ve teorik gelişmeye
izin veren, Panislâmizm'in lideri Cemaleddin Afganî, "taklid"
esasına dayalı her türlü idareyi tasvip etmemektedir. Bütün bu
esaslar, Gaspıralı'nın fikrinin ve esaslarındaki gelişmelerde tesirli
olmuştur. Partürkizm'in düşmanları olan ve onun temellerini Masonlu'ğa
kadar vardıranlar, bunun ne Batılı, ne materyalist, ne de Masonluk
niteliği taşımadığını ve görüntü itibariyle Osmanlı Hilâfeti'nin
esasları olan İslâmî unsurların dahili tesirlerini idrak edememişlerdir. Yusuf Akçura ve Ziya Çokal gibi, "Pantürkizm"
fikrinin teorisyen-lerinden ve müdafaacılarından biri olan İsmail Gaspıralı,
birçok tanınmış talebeye sahipdi. Çelebican ve Cafer Seyidahmet'in de
bulunduğu talebeleri arasında aynı zamanda,
Polonya ve Litvanya Tatar-Türklerinden de çok sayıda insan
bulunuyordu. Bu üç ülkeden iştirak edenler arasında, Mıtskeviç'in
de yazılabileceği, aydınlar büyük ekseriyeti teşkil ediyorlardı. Rusya'da esir edilmiş Müslüman Tatar-Türk cemaatinin
hürriyet ve istiklal mücadelelerine iştirak etmiş birçok Polonya ve
Litvanya Tatar-Türklerinden bazılarını hatırlıyorum: Mesela; Kırım
Hükümet Bürosu İdarecisi ve Azerbaycan Hükümet Bürosu idarecisi
olan Arslan Nayman Mirza Kırgın, Onun kardeşi ve Azerbaycan Hükümeti
Adalet Bakanı Nayman Mirza Kırgın, Kırım Demokratik Cumhuriyeti
Adalet Bakanı İskender Ahmetoğlu, Kırım Tatar Hükümeti'nin
yayını olan Kırım Gazetesi'nin Başredaktörü Aliasker Miharoğlu ile
Kırım Tatar Hükümet Baş. l Tatar-Türkleri'nin lider şahsiyetleri ve onların hürriyet
mücadeleleri, l sürgündeki Polonya Hükümeti'nin ve onun lideri Mareşal
Pilsudski'ninl ilgisini çekmiştir. 1950 senesinde Londra'da
"Polonya Mülteci Postası".! nda neşredilen Cafer Seyid Ahmet
ile Pilsudski'nin sohbetleri, Pilsudski'-l nin Jön Türkleri
faaliyetleriyle oldukça yakından alakadar olduğunu vel bilhassa Enver
Paşa'nın şahsiyetinden endişe duyduğunu ortaya koymak-1 tadır. Yine
aynı belge, Enver Paşa'nın (Kızıl) Moskova'daki faaliyetleriyle l Türkistan'ın
istiklâl mücadelesinin teşkilatlandırılmasına ait planların dal
Pilsudski tarafından bilindiğini göstermektedir. Metinlerden anlaşıldığına
göre, Seyid Ahmet, Enver Paşa'nın icazetiyle, planları Pilsudski'ye
bilhasa vermiştir. I. ve II. Dünya Savaşları esnasında, Polonya Hükümeti
ülke haricindeki Tatar-Türkleri'nin, gerek Sovyet Rusya'daki gerekse sürgündeki
istiklâl mücadelelerini, bilhassa da Varşova'da kurulmuş olan
"Millet Fırkası"nın faaliyetlerini, siyasî olarak desteklemiştir.
Şark Enstitüsü de Polonya'daki Kırım-Tatar Türkleri'nin millî
hareketlerini tanzim etmiştir. Bu suretle, birkaç sene sonra, İsmail (Bey) Gaspıralı'nm
ruhu Varşova'da yaşamıştır. Şimdi de Tatar-Türkleri'ni ve Müslümanları
aydınlatmak için tekrar geri dönüyor. Yoksa, kabri Varşova'da mı? Böyle durumlarda Polonya'da "Tarih tekerrürden
ibarettir." manasına gelen bir deyim kullanılır. (Tercüme Eden Tahir Sümbül) (*) Poloriya-Gdansk şehrinde, 3 ayda bir neşredilen "İSLÂMİ HAYAT" Dergisi Redaktörü
|
||
|
Ana Sayfa - Hayatı - Eserleri - Fikirleri - Tüm Makaleler - Faaliyetler - Fotoğraflar - Bağlantılar - Arama |
|||