|
Ana Sayfa - Hayatı - Eserleri - Fikirleri- Tüm Makaleler - Faaliyetler - Fotoğraflar - Bağlantılar - Arama |
||||||||
|
Dilde, fikirde, işte birlik ! |
||||||||
![]() |
Gaspıralı İsmail Bey *Hazırlayan: Prof. Dr. Ali Haydar BAYAT Tarih ve Medeniyet dergisinin 55. sayısında "Ceditçiliğin Bilinmeyen Yönleri" adlı makalesinde Gaspıralı İsmail Bey'i karalamaya çalışan Alaeddin Yalçınkaya'nın iddialarını, Türk Dünyası Tarih dergisinin 145-146. sayılarında büyük bir vukufla çürüten Sabri Arıkan'ın yazılarını, zevkle ve büyük bir memnuniyetle okudum. Yüz yıldan fazla bir zamandır Türk dünyasının müştereken takdir ettiği bu büyük şahsiyete biçilmeye çalışılan görüşü kınıyor ve bu vesileyle İstanbul'da 1895 yılında yayın hayatına başlayan Ma'lûmât dergisinin ilk cildindeki, devrin İstanbul aydınlarının İsmail Gaspıralı'yı nasıl değerlendirdiklerini gösteren "İsmail Gasprenski Beğ" başlıklı yazıyı transkripsiyonunu yaparak sunuyorum.
1874'de Kırım'a dönüp ve bir müddet muallimlik edip ahâlî-i İslâmîyeyi tahsil-i ilim ve maarifde teşvik etmek gibi, efkâr ve teşebbü-sâtı teveccühât-ı umûmîyyeyi mûcib olarak Bahçesaray'da şehremîni bulunduğu esnada Rusya Müslümanları nâmında Rusça siyâsî bir risale neşr etmiş ve nâmı bu sûretle intişâr edip herkesin hüsn-i nazar ve muhabbetini kazanmıştır. Bu aralık gazete şeklinde beş on parça evrâk-ı perakende neşr ile İsmail Beğ gazetecilik mesleğini tutmuştur. 1883 senesinde Tercüman gazetesinin imtiyazını almaya muvaffak olmuştur ve şehremânetini terk ile bütün bütün muharrirliğe sülük eylemiştir. İbtidâ-yı zuhurunda üç yüz kadar abone ile birkaç seneler epeyce zahmet ve meşakkat çekildiği halde iş ilerlemeğe yüz tutup bugün binlerce abone cem'ine muvaffakiyet elvermiştir. Rusya'dan mâada, 1331'de İran'da, Buhâra'da ve sâir mahallerde en ziyâde okunan bir ceride olmuştur. Perakende olarak on beş bin nüshası yalnız Dersaâdet'de satılmaktadır. Mesleğindeki
sebat ile maârif-i millîyyeye olan hidmeti bütün karilerince takdir
edilerek gazetenin onuncu sene-i ibtidâîyesini tebrik için yüzden ziyâde
telgrafnâmeler, mektuplar ve pek çok hediyeler almıştır. İsmail Beğ yalnız muharrirlikle iktifa etmeyip maârife belki daha ziyâde çalışmaktadır. Kendi efkâr ve tavsiyesi üzerine Bahçesaray'da, Kazan'da birer medrese-i Arabîye ile yüzden ziyâde usûl-i cedîdde mektepler açılmıştır. Bu mekteplerde, kendi te'lifi olan elifba
esâs tutulmaktadır. Bu usûlü neşr için hayli vilâyeti, bizzat dolaşmış
ve gidemediği yerlere de usûl bilen seyyar muallim gönderip numûne
mektepleri kü-şâd ettirmiştir.
Yeni kesilmiş bir kaleminden başka hiç bir malı olmayan bir adama, refîka-i sâdık olarak matbaayı beraberce te'sis etmiştir. Evvelâ gazetenin umûr-i idare ve irsaliyesini derûhde edip devamına sebep olmuştur. Zehra Hanım Türkçe, Rusça okur yazar bir edîbe olup meslekte zevcinin en büyük muavinidir. Zehra Hanım, beş vakit namazını kılar. Şimdiki halde zamanının en büyük kısmını çocuklarının terbiyesine hasr eder bir vücûd-i nâdirdir.
* Türk Dünyası Tarih ve Kültür Dergisi , Şubat 2001, Sf. 23 - www.tdav.org
|
|||||||
|
Ana Sayfa - Hayatı - Eserleri - Fikirleri - Tüm Makaleler - Faaliyetler - Fotoğraflar - Bağlantılar - Arama |
||||||||